<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524</id><updated>2009-12-20T07:26:28.083-08:00</updated><title type='text'>Biyografi</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default?orderby=updated'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25&amp;orderby=updated'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>333</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-1030616133837033165</id><published>2007-12-14T19:33:00.001-08:00</published><updated>2007-12-14T19:33:58.528-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Abdi İpekçi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Abdi İpekçi geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Abdi İpekçi ölümü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Abdi İpekçi biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Abdi İpekçi hayatı'/><title type='text'>Abdi İpekçi</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: 10pt;font-family:Verdana;color:#000000;"  &gt;1929 senesinde İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lisesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürüten Abdi İpekçi, Türkiye Gazeteciler Sendikesi, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. 1 Şubat 1979 gecesi İstanbul’daki evinin yakınlarında kimliği meçhul kişi ya da kişiler tarafından öldürüldü.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-1030616133837033165?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/1030616133837033165/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=1030616133837033165' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1030616133837033165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1030616133837033165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/abdi-ipeki.html' title='Abdi İpekçi'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-7520522249770737831</id><published>2007-12-12T05:27:00.000-08:00</published><updated>2007-12-12T05:28:01.591-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Akbayram'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Akbayram kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Akbayram hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Edip Akbayram biyografi'/><title type='text'>Edip Akbayram</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;29 Aralık 1950'de Gaziantep'te doğdu. 1968 yılında İstanbul'a gelip profesyonel müzik çalışmalarına başlayan sanatçı, 1972 yılında çıkardığı, ilk bestesi olan "Kükredi Çimenler" adlı 45'liğiyle "Altın Mikrofon Ödülü"nü kazandı. "Aldırma Gönül" ve "Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz" adlı parçalarıyla satış rekorları kıran ve altın plak kazanan sanatçının çeşitli kuruluşlar tarafından veilen 250 kadar ödülü mevcut...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1979 yılında Ayten Akbayram ile evlenen sanatçının bu evliliğinden Ozan ve Türkü adlarında bir oğlu, bir kızı var... 30 yıllık sanat yaşamının 28. albümünü Dün ve Bugün adlı albümünü Prestij Müzik'ten, 1998'in Mart ayı başında çıkaran sanatçı, yılların birikimini yansıtan bu çalışmasında, geçmişte hit olmuş parçalarını topladı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-7520522249770737831?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/7520522249770737831/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=7520522249770737831' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7520522249770737831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7520522249770737831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/edip-akbayram.html' title='Edip Akbayram'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-2735272751430046812</id><published>2007-12-08T17:17:00.001-08:00</published><updated>2007-12-08T17:17:44.686-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sezen Aksu geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sezen Aksu şarkıları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sezen Aksu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sezen Aksu hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sezen Aksu biyografi'/><title type='text'>Sezen Aksu</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: 900;"&gt;&lt;span style="font-weight: 800;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;13 Temmuz 1954'de İzmir'de doğdu.Ziraat fakültesindeki öğrenimini yarıda bırakarak profesyonel sarkıcılığa başladı.1970'lerin ortalarında 'Kaybolan Yıllar', 'Gölge Etme' gibi sarkılarla yıldızı parladı. Şarkılarının çoğunu kendi besteledi. Bazılarının da sözlerini yazdı. İlk kez 1979'da sinema oyunculuğu denedi.- Minik Serçe- oyunculuk yeteneğiyle dikkat cektiği, 'Bin Yıl Önce Bin Yıl Sonra' adlı muzikallerdeki 'Sen Ağlama 'Geri Dön', 'Dağlar Dağlar' gibi şarkılarla ününü perçinledi. Sonraki 'Git' kasetiyle zirvedeki yerini aldı. Türk pop muziğinin en güçlü seslerinden Sezen Aksu, Aşkın Nur Yengi, Sertab Erener, Levent Yüksel, Tilbe gibi bir zamanlar vokalistliğini yapmış gençleri pop muziğimize kazandırdı.Üç kez evlendi ve bir çocuk annesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezen Aksu'nun albümleri: Serçe,Ağlamak Güzeldir, Firuze, Sen Ağlama, Git, Sezen Aksu '88, Sezen Aksu Söylüyor, Gülümse, Deli Kızın Türküsü, Işık Doğudan Yükselir, Gül Bahçeleri, Düğün ve Cenaze, Adı Bende Saklı, Sarı Odalar(Ben Seni Çok Sevdim Oplum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dillerden düşmeyen bazı şarkıları: Kaybolan Yıllar, Gölge Etme, Yak Bir Sigara, Firuze, Hata, Ağlamak Güzeldir, İkinci Bahar, Dilimin Ucunda Kelimeler, Geri Dön, Tukeneceğiz, Git, unzile, Değer mi Hiç, Sarışınım, Bir Çocuk Sevdim, Seni İstiyorum, Şinanay, Gidiyorum, Belalım, Hadi Bakalım, Gülümse, Masum Değiliz, Deli Kızın Türküsü, Tenna...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAKKINDA YAZILANLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEBEK SEZEN&lt;br /&gt;Fen öğretmeni Şehriban Hanım ile matematik öğretmeni Sami Bey, Denizli'de tanışıp evlenirken, dünyaya gelecek çocuklarını disiplinli bir şekilde yetiştirmeye karar verirler... Şehriban Hanım ağır bir hamilelik dönemi geçirir, doktorların bütün ısrarlarına rağmen çocuğunu aldırmaz. 13 Temmuz 1954�de Fatma Sezen Yıldırım dünyaya gelir... Çocukluğu dünyaya geldiği Denizli Sarayköy'de geçer Sezen'in... Annesi ve babasıyla birlikte yaşadığı, Sarayköy'deki derenin yanındaki iki katlı o evi hiç unutamaz...sezen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEZEN... CÜCE BELA&lt;br /&gt;Sezen 1999 yılında bir gazetenin yaptığı röportajda o iki katlı evi ve çok sevdiği anneannesini şöyle anlatıyor...'Alt katta Huriye teyzem otururdu... Üst katta ise anneannemle biz... Babamla annem, aldıkları eğitim gereği bana karşı hep mesafeli dururlardı... Bir yaıma kadar saçım yok, kabak kafalı bir Sezen 'dim... Bir tek dudaklar gene böyle, iri etli dudaklar... Beni epey özgür bırakmışlardı... Nasıl bırakmasınlar ki, adım 'Cüce Bela' ya çıkmıştı... İlle de dikkat çekeceğim... Hiçbir şey yapamasam, durduk yerde düşüp bayılırdım... İnsanlar benimle ilgilensinler diye neler yapmazdım ki... Habire evden kaçardım mesela... 10 yaşımda makyaj yapardım... Annemler bir ara benimle ilgili olarak çok çaresiz kalmışlar. Beni kendi halime bırakma kararları da ondan sonra kendiliğinden gündeme gelmiş zaten.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YARAMAZ KIZ&lt;br /&gt;Çocukluğunda "acaip bir yaratık" olduğunu söyleyen Minik Serçe, bebekken bir gün annesinin yün yumaklarından kendisine meme yapmış ve eve ziyarete gelen kaymakam düşüp, bayılıvermiş. 10 yaşında makyaja başlayan Sezen, daha o zamandan haftada bir saçını değişik renklere boyamaya başlamış. Çocukluktan şöhret olmayı kafasına takan Sezen, İzmir'in bütün sokaklarında şarkı söyler, milleti başına toplarmış. Konak - Köprü arasındaki troleybüste aralıksız şarkı söylediğini söyleyen Sezen, bir gün bütün durakları es seçen şoförle biletçinin açığa alınmasına neden olmuş.Annesi ve babasının O'na hiç dokunmamış olması; belki de gençliğinde her on beş günde bir dikkat çekme amacıyla intihara kalkmasına neden olmuştur. Bu ten temasının yoksunluğuna karşın, Sezen ailesinin kendisine güven ve sevgiyi sonsuz bir güçle hissettirdiğini söylüyor. O'na göre, yalnızca sevgilerini gösterme şekilleri farklıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KARA KUZU&lt;br /&gt;Sezen Aksu'nun yaramazlıklarındaki en önemli müsekkini anneannesidir... Nadire Hanım eski Osmanlı kadınlarından, karizmatik ve etkileyicidir... Ve Sezen onun 'kara kuzu'sudur... Ancak, Sezen'in yaşadığı ilk ve en önemli acı da onunla ilgili olur ne yazık ki... Sezen hayatı boyunca unutmaz, unutamaz o acıyı...'Çok özel bir kadındı anneannem. Mücadele içinde yaşamış, hayatı tırnaklarıyla kazımış. Annem henüz altı yaşındayken dedem ölmüş, çiftlikteki tüm işler onun üzerine kalmış. Her şeyi, tüm yükü göğüslemiş. Tam bir hanım ağa... At binen bir kadın. Zeki, ileri görüşlü. 'Doğurdum diye sevmem evladımı, faziletli olması gerek, sevgiyi hak etmesi gerek' derdi. Kişiliğimde derin izleri var onun. 14 yaşımdaydım. İlk acımı onunla yaşadım. Elimi tutarken öldü. 'Elimi ovar mısın?' dedi ve ben ağlamaya başladım. Bana 'kara kuzum' derdi. 'Kara kuzum ağlama, üzülürüm. Dilerim sen de benim gibi mutlu gidersin' dedi. Dua ederken, nefesi kesildi. O gece anneannemin yanında uyudum, hiç korkmadım.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KARA KUZU BÜYÜYOR&lt;br /&gt;Büyüme çağında sanatın bütün dallarına ilgi duyan Sezen, resim, tiyatro, dans dersleri alır. Lise hayatında kendini iyice müziğe verir fakat yükseköğrenim için Ziraat Fakültesi'ni seçer. Aynı yıllarda İzmir Radyosu sanatçılarının dersler verdiği İzmir Radyosu Sanatçılar Derneğine girer ve dört yıl aralıksız, iki yıl aralıklı altı yıl süreyle Türk Sanat Müziği eğitimi alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PROFÖSYÖNELLİĞE İLK ADIM&lt;br /&gt;1970'te "Hafta Sonu" gazetesinin açtığı Altın Ses Yarışması'nda 6. olan Sezen Ziraat Fakültesi'ne ikinci sınıfta eldeva der, çünkü aklı,fikri ve yüreği müziktedir. Bir süre sonra da Yeşil Giresunlu'dan, ilk plağını yapması için teklif alır. 1975'e girerken piyasaya çıkan 'Haydi Şansım' adlı bu 45'lik plak, sadece 50 tane satar.'Moralim çok bozulmuştu... Çünkü o ilk plağımdan kendim ve yakınlarım almıştı sadece... Kimbilir, belki de dağıtımı iyi yapılamamıştı...' Sezen'in daha sonra Kusura Bakma, Gölge Etme, Yaşanmamış Yıllar, Vurdumduymaz, Olmaz Olsun gibi parçalarla yıldızı parlar. 1976 yılında Bebek Belediye Gazinosu� nda ilk kez sahne alır.Sezen 'in ilk filmi 1979 yılında Bulut Aras ile başrolleri paylaştığı Minik Serçe olur. Serçe'nin ikinci ve son filmi ise 1990 yılında Ferhen Şensoy'la oynadıkları "Büyük Yalnızlık"tır... Sezen son olarak 2000'in sonlarında ATV'nin sevilen dizilerinden İkinci Bahar'da Sezen Aksu rolüyle yer alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARTIK SEZEN AKSU VAR&lt;br /&gt;1982 yılının ilk haftasında Şan Müzikholu'nda "Sezen Aksu Aile Gazinosu" adlı müzikali sahnelemeye başlar. Sahnede 7 tipi canlandıran Sezen Aksu; Adile Naşit, Şener Şen, Ayşen Gruda, Altan Erbulak gibi usta tiyatrocularla aynı sahneyi paylaşır. Yine aynı yıl, bugün en iyi klasikler arasında yer alan "Firuze" albümü çıkar. Ancak o yıllarda eleştiriler pek de iç açıcı değildir. Ama kim ne dersin Türkiye'de artık Sezen Aksu gerçeği vardır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TELLİ DUVAKLI&lt;br /&gt;10 Temmuz 1981�de Beşiktaş Evlendirme Memurluğu'nda telli duvaklı Sezen Aksu ile beyaz smokinli Sinan Özer evlenir. Sezen Aksu'nun nikah sırasında Mithat Can'a 4.5 aylık hamile olduğu gündeme gelir. 11 Kasım 1981'de Mithat Can doğar ve bundan iki yıl sonra da bu evlilik son bulur. Ama dostlukları tıpkı diğer eşleri Hasan Yüksektepe, Engin Aksu ve Ahmet Utlu da olduğu gibi asla bitmez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MÜZİĞİN ZİRVESİNDE&lt;br /&gt;1984, 1986, 1988 ve 1989 yılında çıkardığı albümlerle yükselişine hızla devam eder Sezen. 1991 yılında çıkan "Gülümse" albümü çok farklıdır. Albümde bulunan bütün parçalar hit olur ve hepsi klasikler arasına girer. Albümdeki "Hadi Bakalım" ın Avrupa'da çıkan single'ı, klibi olmamasına rağmen iyi bir satış grafiği çizmeyi başarır. Sezen Aksu artık müziğin zirvesindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAHPE KADER&lt;br /&gt;Minik Serçe (Sezen Aksu'ya Minik Serçe adını rahmetli gazeteci Yavuz Gökmen takmıştır) 31 Mayıs 1994'te kaybettiğimiz Uzay Heparı ve 16 Ocak 1996'da kaybettiğimiz Onno Tunç'tan büyük yara alır.Tam 17 gün oturduğu yerden kalkmaz, kımıldamaz, gözleri bir noktada öylece kala kalır... Derken birden resim yapmak gelir içinden... Tuvalin üzerinde beliren siyah beyaz resimdeki kişi, Onno Tunç değil, ona 'kara kuzum' diyen anneannesi Nadire Hanım'dır... Sezen�in hayatında çok önemli yerlerde olan bu üç kişinin terkini Sezen uzun süre kabullenemez. 6 ay evden çıkmaz...'Resim yapmak iyi geldi... Ama bu arada hep düşündüm, düşündüm... Sonra bir gün aynaya baktım ki, saçlarım bembeyaz olmuş... Aslında beyaz saçlar da yakışıyor bana... Farklı bir görüntü...'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ONNO TUNÇ&lt;br /&gt;Sezen 1999 yılında bir gazetenin yaptığı röportajda Onno Tunç'la bir hatırasını şöyle anlatıyor... 'Sabah saatlerinde başladık tartışmaya Onno'yla. Akşam oldu, hala tartışıyoruz. Ağlamaktan gözlerim şişti. Evlerimiz de karşılıklı... Döne döne tartışma, kavga... Sonunda bu geldi, kapımı tekmelemeye başladı. Birden yukarı fırladım ve Smith Wesson marka silahımı kaptım.Ne diyorsun sen Onno! diye namluyu doğrultup kapıya fırlayınca, bu adeta ışınlandı... Yok oldu birden... Zigzaklar çizerek kaçtı... Ben onu duvar dibine sindi sandım... Meğer karayoluna fırlamış, koşuyor... O halini görünce, ben de asfalta çıktım, gülmekten sırtüstü uzanıp debeleniyorum asfaltta. Nasılsa o korkuyla uzun süre geri dönmez dedim, içeri girdim...Meğer o akşam Levent civarında beş ev soyulmuş. Polis gece karanlığında panik halinde koşan Onno'yu görünce 'Hırsız budur mutlaka' diyerek hemen enselemiş. Doğru karakola... 'Ben Onno Tunç'um' demiş ama karakoldaki hiçbir polis tanımamış bunu... Kavga ettiğimiz için benim adımı da verememiş... Sabahı karakolda etmiş... Derken, onu tanıyan bir polis gelmiş sabah... Sevincinden polisin boynuna sarılmış... Ancak o zaman salıvermişler... Bir daha kapımı hiç tekmelemedi!'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PRODÜKTÖR SEZEN&lt;br /&gt;Sezen Aksu vokalistlerine albümler yaparak onlara birer star olma yolunu da açar. Sezen'in bize ilk tanıttığı kişi Aşkın Nur Yengi'dir. 1990 yılında prodüktörlüğünü üstlendiği Aşkın N. Yengi'nin ilk albümü, "Sevgiliye" albümü, milyona yakın trajıyla büyük bir başarı sağlamıştır. Prodüksiyonunu üstlendiği ikinci kişi Sertab Erener olur. "Sakin Ol" albümü, yine büyük bir satış başarısıyla Sezen'in bir prodüktör olarak da ne kadar büyük işler yapabileceğini gösterir.Sertab Erener'in albümünden bir kaç ay sonra Levent Yüksel'in albümü "Med Cezir" piyasaya çıkar. Şarkılar ilk aylarda kimsenin dikkatini çekmez ancak, bir kaç ay sonra farkedilen albüm bir milyonu aşan tirajı ve klasikler arasına şimdiden geçen birbirinden güzel şarkılarla Sezen'in prodüktörlükteki başarısını bir kez daha kanıtlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TANRI KRALİÇEYİ KORUSUN&lt;br /&gt;Sezen 1991'den sonra çıkardığı bütün albümlerle çok dikkat çeker, çok eleştirilir. 1995 yılında türkü ve Anadolu atmosferiyle, 1996 yılında başka sanatçılara verdiği şarkıların bir derlemesi ve Onno Tunç'a adanan �Düş Bahçeleri�yle, 1997 yılında yine çok değişik bir tarzla Goran Bregoviç ile çalışarak karşımıza çıkar Sezen. 1998 ve 2000 yılında çıkan albümlerde de yeniliklerine devam eder. Belki de bütün bunlar Kraliçe 'nin zirve keyfini çıkarmasıdır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİTHAT CAN&lt;br /&gt;Sezen oğlunu ne kadar çok sevdiğini şu cümleyle çok iyi açıklıyor.�Benim oğlumu sevdiğim kadar, beni seven olmadı...�Minik Serçe'mizin oğlu Mithat Can Özer 11 Kasım 1981 doğumlu. Özel Atanur Oğuz Lisesi'nden mezun oldu. Şimdi ise Londra Music Schooll 'da okuyor Mithat Can. Sezen babaannelik hakkında ise şöyle diyor:'Mithat Can�ın bir aşk bebeği yapmasını isterim ve ona ben bakarım.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-2735272751430046812?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/2735272751430046812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=2735272751430046812' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/2735272751430046812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/2735272751430046812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/sezen-aksu.html' title='Sezen Aksu'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-4236344884075008699</id><published>2007-12-05T15:05:00.002-08:00</published><updated>2007-12-05T15:06:30.762-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayşegül Aldinç hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayşegül Aldinç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayşegül Aldinç kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayşegül Aldinç biyografi'/><title type='text'>Ayşegül Aldinç</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: 900;"&gt;&lt;span style="font-weight: 800;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;Gazeteci Orhan Aldinç ile resim öğretmeni Süheyla Aldinç'in kızı olarak İstanbul'da doğdum. Annemin şehiriçi tayinlerinden dolayı ortaokul öğrenimimi üç ayrı okulda tamamladım. Ortaokul-1' i Kandilli Kız Lisesinde yatılı olarak, Ortaokul-2' yi Davutpaşa Lisesinde ve ortaokul-3' ü de Feriköy Lisesinde okudum. Eski adıyla "Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu", şimdiki tanımıyla "Marmara Üniversitesi seramik Fakültesi" ni bitirdim. Kısa bir süre sonra,istanbul Akaretler Ortaokulu�nda müzik öğretmenliği yaptım. Ondan sonra Yıldız Porselen Fabrikası�nda altı yıl desinatör olarak çalıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı yıllarda müzik çalışmalarını amatörce sürdürdüm. Müzik kariyerime ilk olarak Eurovision Şarkı Yarışması'nda Modern Folk Üçlüsü ile katıldığım ve Ali Kocatepe'nin bestesini seslendirdiğim "Dönme Dolap" isimli şarkıyla başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstediğim albümü istediğim koşullarda yapabilmek adına 1985 yılında, ANKARA Başkent Gazinosunda solist altı(!) olarak -o zamanlar böyle bir tanımlama vardı...- sahneye çıktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da da büyük gazinolarda çalışmalarım devam etti. Kendi pop tarzımın dışında değişik türdeki albüm yapma önerileri aldığım halde kendi tarzımda direnerek "VE AYŞEGÜL ALDİNÇ� " adındaki ilk albümümü 1988 yılında çıkardım.&lt;br /&gt;Barış Manço�dan"KARA SEVDA" ve Timur Selçuk Aysel Gürel imzalı "GÖZLERİN SU YEŞİLİ" adlı şarkılarımın bugüne kadar geldiği bu çalışmadan sonra, 1991'de "BENDEN SÖYLEMESİ" isimli albümüm yayımlandı. Sezen Aksu�nun bestesi "SORMA" gibi daha sonra pek çok sanatçı tarafından da yorumlanan şarkılar bu albümde yer aldı. 1993'de ONNO TUNÇ'un müzik yönetmenliğini yaptığı "ALEV ALEV" isimli albümse Onno Tunç�un bestesi "ALEV ALEV", Mustafa Sandal�ın bestesi"YANLIŞSIN", Barış Manço�nun bestesi "AL BENİ" gibi birçok hit üretti. 1996'da çıkan "SÖZE NE HACET" adlı albümü ise Şehrazat�ın bestesi "ALİMALLAH"," Nazan Öncel�in bestesi BENİ HATIRLA", Metin Özülkü�nün bestesi "ANLADIM BEN SENİ" gibi şarkılarla hâlâ hatırlıyorsunuz... 2000 yılında �NEFES�� isimli albümüm çıktı. Gökhan Kırdar�ın bestesi �NEFES�. Barlas�ın bestesi �BEN KİMSELERE YAR OLMAM� ÖzgürAkpolat�ın bestesi � HABERİ YOK� öne çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzik çalışmalarının yanı sıra çevirdiğim sinema filmleri ve dizilerde önemli yönetmenler ve oyuncularla çalıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzik ve sinema çalışmalarımın yanı sıra SABAH gazetesinde 7 yıl köşe yazısı yazdım. Şimdi POSTA gazetesinde köşe yazıları yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KENDİNİ ÖZETLEMEK ZOR DENEMESI BEDAVA AMA...!&lt;br /&gt;BAŞLAYALIM:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem ve babam içkisi, kumarı, kötü alışkanlıkları olmayan iyi kalpli bir kız olarak tasarlamış beni. Bir tasarım harikası olmasam da fena sayılmam Dost canlısı ama yapışkan olmayan, sıcak bakışlı insanlarla daha konforlu yaşandığını düşünen biriyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etrafımda böyle insanların oluşu konforlu yaşamama neden oluyor diyebilirim. Söz verip de yerine getirmeyenlerden, kendini bir şey sananlardan, özensizlikten, sonradan görmelerden hoşlanmadığımı söylemem lazım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annemin bana öğrettiği bir atasözünü çok çok severim: "Boş başak dik, dolu başak eğik dururmuş."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonradan görmelik derken 'kestane kabuğundan çıkmış kabuğunu beğenmemiş'likten tutun, sonradan edindiği ne varsa sanki onlar anadan doğma varmış gibi davrananlardan söz ediyorum. Benim gibi düşünenlerle etrafımıza baktığımızda bu anlamda pek sıkıntı çekmeyeceğimizi tahmin ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huysuzluklarım da yukarıda saydığım (ve kimbilir kaçını unuttuğum) sebeplerden çıkıyor. Kızdığım bir şeyi daha ekleyerek bu konuya son veriyorum: İnsanların kapasitelerinin altında hizmet vermeleri. Ki bu benim evimde çalışan kişiden bana, sana, ona kadar uzanan bir yelpazede değerlendirdiğim bir durum. Tabii bir de hizmet verirken acı çekenler var. Onları da unutmamak lazım. Atatürk'ün servis yaparken üzerine kazara su döken garsona ses çıkarmayıp masadakilere : "Efendiler! Ben bu millete herşeyi öğrettim, bir tek uşaklığı öğretemedim!" deyişini hatırladım şimdi mesela...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şüphesiz bu hizmet sektöründe olan herkesi bağlayan bir mesele (garsonlar alınmamalı). Ben de işimi yaparken suratım sirke satıyorsa isteyen istediğini söylemekte özgür. Di mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not : Suratın sirke satması meselesinin hikayesi de şöyle : Bir parça uydurarak anlatacağım, unuttum çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim, iki tane esnaf aynı malı satıyorlar. Mal da bal. Fakat biri diğerinden daha çok satış yapıyor. Nedendir acep diye müşterilere sonradan soruyorlar. Müşterilerse hemen hemen hep aynı cevabı veriyorlar. "İkisi de bal satıyor ama birinin ağzından da bal damlarken diğerinin suratı sirke satıyor!" Yaa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hobilerim: Metafizik, pozitif düşünce, nerden geldik nereye gidiyoruz tarzı kitapları hatmede hatmede biraz ukalalık yapacak düzeye geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fobilerim: Allahtan ...lerim değil. Tek fobim vardı: Klostrofobi. Onu da yendim. O kadar kitabı okumak bir işe yarasındı, di mi? (Bkz. "Hobilerim" bölüm!.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bobilerim: Onlar da ...lerim değil. Hayatımda tek köpeğim oldu. Onu da beş aylıkken belediye zehirledi. Arkadaşımla iki kardeş köpeği almıştık. Kardeşini görsün diye arkadaşımın bahçesine götürmüştüm. Bahçesine zehirli et atılmış. Onunki komaya girdi, benimki hastaneye götürürken kucağımda öldü. Bu olay Balmumcu'da oluyor. Nerenin belediyesi olduğunu anlayasınız diye söylüyorum. Şimdi hep beraber bu zehirleme işini gerçekleştiren aşağılık zihniyeti protesto edip, Allah'ın nasıl bilirse yapması için temennide bulunalım. Ne kadar çok insan bunu içinden geçirirse olur çünkü. Bir kitapta "Dualarınıza dikkat edin; gerçekleşebilirler!" der.&lt;br /&gt;Sinema : Sürekli gittiğim bir sinema var, haftada birkaç defa uğruyorum. Sinemaya tapıyorum. 'Ne iş olsa yaparım abi' tavrında ne gelirse kaçırmamaya çalışıyorum. Televizyonda film izlemeyi sevmiyorum. "Film sinemada izlenir" sloganına katılıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spor : Rahnetli babam eski spor yazarı Orhan Aldinç. Babamın sporla ilişkisi annemle bize yetti de arttı bile. Nur içinde yatsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sporseverlere (daha doğrusu futbolseverlere) kötü bir haberim var: Tuttuğum takım ... yok mesela :)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğim Yazarlar : Hayatı sahiden özümsemiş, dedikleri ile yedikleri birbirini tutanlar. "Ah! İşte bende böyle düşünüyorum," ya da "Bunu ben demek isterdim," şeklinde düşündürecek kişiler ve yazdıkları ilgimi çekiyor. Yalnız benden bir tek şey istemeyin: İsimlerini....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkularım : Ölümden değil ama ölüden korkarım. Saçma olduğunu bile bile korkarım. İftiracı, aşağlık varlıklardan da korkarım. Hayatta bir tane unutamayacağım sıkı bir haksızlığa uğramıştım.-Güncellerken hatırladım bi tane daha var onu da sonra anlatırım-(Aşkla meşkle ilgisi yok bu arada eski sevgililer heveslenmesin bizden bahsedecek diye. Aşkla ilgili haksızlığa uğradığımı hiç düşünmedim. Aşkda hakedişler olmuştur iki taraflı.) Bunu size daha sonra kitabımda anlatacağım, söz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşegül'ün Günlüğü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce günümü planlarım. Beni arayanları aramaya çalışırım., e-maillere vakitlice cevap vermeye gayret ederim .Gönderilen e-maillerin Uslûbuna dikkat ederim laubali olanları iki satırdan fazla okumam çöpe atarım.Kahvaltı etmeye bayılmasam da birşeyler yemenin iyi olacağını bildiğimden ufak tefek birşeyler yerim. Sonra, dışarda işlerim varsa dışarı çıkarım. Bu arada araba kullanmayı hiç sevmediğimi söylemem lazım. "Şoför tut," diyorsanız, düşünmedim mi sandınız diye cevap veririm. Ben dert icat eden bir kadın tipiyim. Şimdi, o şoför işi olmadığında nerde duracak? Bunun yazı ve kışı var, di mi? Problem yaparım. Çözsem altında kalırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TV ile aram bir iyi bir kötüdür. İyi olduğu zaman büyülenmiş gibi karşısına geçip herbir şeyi seyrederim. Zapsız bir hayat düşünemem mesela.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için lüks evde başlar. Yorgunluğumu sırtüstü yatıp tavana bakarak atarım. Hiçbir şey yapmamak ya da salak salak zap yapmak insanın beynini boşaltır. Geceleri hiç de sandığınız gibi sokaklara atmam kendimi. Beni, hani "o tip" yerlerde, pek göremezsiniz. Hani büyük büyük mekanlar oluyor, herkes birbirine bakıyor. Tek girip çift çıkıyorsun falan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken uyumaya çalışırım.&lt;br /&gt;Saat 06:00'da uyanıp kitap okurum, sonra gene yatarım. Eh, kalkınca ne yaptığımı artık biliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞİM GÜCÜM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALBÜMLERİM;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1988 ... Ve Ayşegül Aldinç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albüm Adı :... Ve Ayşegül Aldinç&lt;br /&gt;Yapım Firması : EMI-KENT&lt;br /&gt;Albüm Şarkıları :&lt;br /&gt;Kara Sevda&lt;br /&gt;Hayır&lt;br /&gt;Sen Güneşten Önce Gel&lt;br /&gt;Bir Kız&lt;br /&gt;Anlatmak İstediğim Bazı Şeyler Var&lt;br /&gt;Böyle Bırakma&lt;br /&gt;Gözlerin Su Yeşili&lt;br /&gt;Bir Bahar Aşıksın&lt;br /&gt;Gülbeyaz&lt;br /&gt;Farketmez&lt;br /&gt;Mavi Maviydi Gökyüzü&lt;br /&gt;Yolla Yolla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1991 SORMA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albüm Adı :Sorma&lt;br /&gt;Yapım Firması : BAY MÜZİK&lt;br /&gt;Albüm Şarkıları :&lt;br /&gt;Oldum Olası&lt;br /&gt;Aşk'ı Muhabbet&lt;br /&gt;Gelmeyeceğim&lt;br /&gt;Sorma&lt;br /&gt;Yapma N'olursun&lt;br /&gt;Ne Güzel&lt;br /&gt;Nenni&lt;br /&gt;Delip De Geçer&lt;br /&gt;Ah Sevdiğim&lt;br /&gt;Şık Latife&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1993 ALEV ALEV&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albüm Adı :Alev Alev&lt;br /&gt;Yapım Firması : TEMPA-FONEKS&lt;br /&gt;Albüm Şarkıları :&lt;br /&gt;Alev Alev&lt;br /&gt;Al Beni&lt;br /&gt;Hadi Söyle&lt;br /&gt;Günahkar Yaz&lt;br /&gt;Hoppa Hoppa&lt;br /&gt;Yanlışsın&lt;br /&gt;Şimdi İkimiz&lt;br /&gt;Yeniler&lt;br /&gt;Sebep Olma&lt;br /&gt;Aşk Denen İllet&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;1995 SÖZE NE HACET&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albüm Adı :Söze Ne Hacet&lt;br /&gt;Yapım Firması : TEMPA-FONEKS&lt;br /&gt;Albüm Şarkıları :&lt;br /&gt;Alimallah&lt;br /&gt;Durumumu Anla&lt;br /&gt;Beni Hatırla&lt;br /&gt;Deli Dolu&lt;br /&gt;Anladım Ben Seni&lt;br /&gt;Haydi Rastgele Gönlüm&lt;br /&gt;Veda&lt;br /&gt;Bekletme&lt;br /&gt;Affetme Beni&lt;br /&gt;Söze Ne Hacet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2000 NEFES&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albüm Adı :Nefes&lt;br /&gt;Yapım Firması : KISS MÜZİK&lt;br /&gt;Albüm Şarkıları :&lt;br /&gt;Aylardan Mayıs&lt;br /&gt;Verdim Gönlümü&lt;br /&gt;Ben Kimselere Yar Olmam&lt;br /&gt;Son Fasıl&lt;br /&gt;Ağır Ağbim&lt;br /&gt;Gözlerin Su Yeşili (Cd Extra)&lt;br /&gt;Nefes&lt;br /&gt;Güle, Güle&lt;br /&gt;Haber Yok&lt;br /&gt;Ağıt&lt;br /&gt;Şikayetim Yok&lt;br /&gt;Kara Sevda 2000 ( Cd Extra )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİNEMA;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1987 "Katırcılar"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Katırcılar&lt;br /&gt;Yönetmen : Şerif Gören&lt;br /&gt;Senaryo : Hüseyin Kuzu&lt;br /&gt;Oyuncular : Kadir İnanır, Ayşegül Aldinç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1989 "Yağmur Kaçakları"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Yağmur Kaçakları&lt;br /&gt;Yönetmen : Yavuz Özkan&lt;br /&gt;Senaryo : Yavuz Özkan&lt;br /&gt;Oyuncular : Tarık Akan, Ayşegül Aldinç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1989 "Kara Sevda"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Kara Sevda (Video film)&lt;br /&gt;Yönetmen : Samim Değer&lt;br /&gt;Senaryo : Erdoğan Tünaş&lt;br /&gt;Oyuncular : Ayşegül Aldinç, Yaşar Alptekin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1990 "Yeşil Bir Dünya"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Yeşil Bir Dünya&lt;br /&gt;Yönetmen : Faruk Turgut&lt;br /&gt;Senaryo : Gülin Tokatlı&lt;br /&gt;Oyuncular : Ayşegül Aldinç, Tolga Savacı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1994 "Ağrıya Dönüş"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Ağrıya Dönüş&lt;br /&gt;Yönetmen : Tunca Yönder&lt;br /&gt;Senaryo : Haluk Şahin&lt;br /&gt;Oyuncular : Haluk Kurdoğlu, Can Gürzap, Ayşegül Aldinç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1995 "Gerilla"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Gerilla&lt;br /&gt;Yönetmen : Osman Sınav&lt;br /&gt;Senaryo : Osman Sınav&lt;br /&gt;Oyuncular : Ayşegül Aldinç, Mehmet Aslantuğ, Fikret Hakan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1996 "Deniz Bekliyordu"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Deniz Bekliyordu&lt;br /&gt;Yönetmen : Sunar Kural Aytuna&lt;br /&gt;Senaryo : Sunar Kural Aytuna ve Mehmet Tekirdağ&lt;br /&gt;Oyuncular : Payidar Tüfekçioğlu, Şebnem Doğruer, Ayşegül Aldinç, Fikret Kuşkan, Nilüfer Açıkalın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2000 "Kahpe Bizans"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Kahpe Bizans&lt;br /&gt;Yönetmen : Gani Müjde&lt;br /&gt;Senaryo : Gani Müjde&lt;br /&gt;Oyuncular : Mehmet Ali Erbil, Cem Davran, Ayşegül Aldinç, Nurseli İdiz, Hande Ataizi, Demet Şener, Sümer Tilmaç, Günay Karacaoğlu, Şencan Güleryüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2000 "Güle Güle"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film adı : Güle Güle&lt;br /&gt;Yönetmen : Zeki Ökten&lt;br /&gt;Senaryo : Fatih Altınöz&lt;br /&gt;Oyuncular : Zeki Alasya, Metin Akpınar, Şükran Güngör, Yıldız Kenter, Ayşegül Aldinç, Nilüfer Açıkalın&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;�2000 "Hayal Kurma Oyunları�&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(2000�de başlayıp 2004�te bitebilldi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cekim görüntülerinden 40 kutu kadarı yıkama esnasında yandı tekrar çekildi. Sinemalarda gösterilmemesine karşın 2004�te Antalya Altın Portakal Film Festivali�nde İstanbul halk oyu ile en iyi film ödülü aldı Adana Altın Koza Film Festivalinde 2005�de tamamı sivil toplum örgütleriniden oluşan jüri üyelerinin seçimiyle yine halk oyu ile �en İyİ Film ödülünü aldı. İstanbul Film Festivali�nde gösterimi yapıldı.)&lt;br /&gt;ı&lt;br /&gt;Film Adı : Hayal Kurma Oyunları&lt;br /&gt;Yönetmen : Yavuz Özkan&lt;br /&gt;Senaryo : Yavuz Özkan&lt;br /&gt;Oyuncular : Tarık Akan, Ayşegül Aldinç, Serap Aksoy, Pelin Batu, Kayra Şenocak, Mehmet Günsür, Mert Gür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİZİ FİLMLER;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1986 "Acımak"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Acımak&lt;br /&gt;Yayın Organı : TRT&lt;br /&gt;Yönetmen : Orhan Aksoy&lt;br /&gt;Senrayo : Reşat Nuri Güntekin'in romanından Orhan Aksoy senoryolaştırdı.&lt;br /&gt;Oyuncular : Ediz Hun, Ayşegül Aldinç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1992 "Taşların Sırrı"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Taşların Sırrı&lt;br /&gt;Yayın Organı : Star TV&lt;br /&gt;Yönetmen : Yusuf Kurçenli&lt;br /&gt;Senaryo : Burçay Önger&lt;br /&gt;Oyuncular : Tarık Akan, Ayşegül Aldinç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1994 "Aziz Ahmet"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Aziz Ahmet&lt;br /&gt;Yayın Organı : ATV&lt;br /&gt;Yönetmen : Orhan Oğuz&lt;br /&gt;Senaryo : Uğur Yücel&lt;br /&gt;Oyuncular : Uğur Yücel, Ayşegül Aldinç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1995 "Yorgun Savaşçı"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Yorgun Savaşçı&lt;br /&gt;Yönetmen : Tunca Yönder&lt;br /&gt;Senaryo : ?&lt;br /&gt;Oyuncular : Can Gürzap, Lale Mansur, Ayşegül Aldinç (Konuk Sanatçı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2000 �AŞK VE GURUR�&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Aşk Ve Gurur&lt;br /&gt;Yayın Organı : STAR TV&lt;br /&gt;Yönetmen : Aydın Bulut&lt;br /&gt;Senaryo : Nuran Devres&lt;br /&gt;Oyuncular : Yıldız Kenter,Can Gürzap, Ayşegül Aldinç,Nejat İşler,Burak Sergen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2002 �EFSANE�&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Efsane&lt;br /&gt;Yayın Organı : STAR TV&lt;br /&gt;Yönetmen : Tamer İpek&lt;br /&gt;Senaryo : Tayfun Güneyer&lt;br /&gt;Oyuncular : Şemsi İnkaya, Ayşegül Aldinç...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004 �SON YAPRAK�&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film Adı : Son Yaprak&lt;br /&gt;Yayın Organı : TRT 1&lt;br /&gt;Yönetmen : Alparslan Bozkurt&lt;br /&gt;Senaryo : Ömer lütfü mete&lt;br /&gt;Oyuncular : Ayşegül Aldinç,Yusuf Sezgin, Alev Gürzap, Umut Sezgin, Seçil Mutlu, Şencan Güleryüz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006 �MİSİ�&lt;br /&gt;Film adı: Misi&lt;br /&gt;Yayınlandığı yer: ATV&lt;br /&gt;Senaryo: Özgür Evren&lt;br /&gt;Oyuncular: Yetkin Dikinciler, Ayçim İnci. Ayşegül Aldinç,Ege Aydan, Sadık Gürbüz, Engin Şenkan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MÜZİKAL;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzikal Adı : Müzikallerden Seçmeler(Turkish Cavelcade)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncular : Haldun Dormen, Erol Evgin,Ayşegül Aldinç, Ruhsar Öcal, Halit Ergenç (1999�dq Londra�da özel istek üzerine tasarlanıp sahnelendi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KİTAPLARIM;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap Adı : Ayşegül Kitapta&lt;br /&gt;Yayınevi : Parantez yayınları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diplomasında "Seramik Sanatçısı" yazıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Mesleğin ne?" diye sorduklarında "Şarkıcı ve oyuncuyum" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçüklüğünden beri eli kalem tutardı da bu konuda elinden tutanı olmadığı için bu yönü gizli ve kapağı da kapalı kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi üç yıldır köşe kapmaca oynuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşegül Okulda&lt;br /&gt;Ayşegül Sahnede&lt;br /&gt;Ayşegül Beyazperdede&lt;br /&gt;Ayşegül Gazetede&lt;br /&gt;ve son olarak "Ayşegül Kitapta".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açın bakalım sayfaları, sahiden kitapta mı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşegül'ün notu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaptaki yazılar 1998 - 2000 arası Sabah Gazetesindeki köşemde yer alan yazılardan bazılarını kapsamaktadır. Bilginize.... A.A.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan KURAL 'ın editörlüğünü yaptığı SEFERNAME 1-2 kitaplarında birer Gezi Öyküm yayımlandı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖDÜLLERİM;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1981&lt;br /&gt;Eurovision Şarkı Yarışması&lt;br /&gt;Türkiye Birinciliği ('Dönme Dolap'-Modern Folk Üçlüsü'yle)&lt;br /&gt;Türkiye Üçüncülüğü ('İstanbul İstanbul')&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1990&lt;br /&gt;İstanbul Eğitim ve Kültür Vakfı Ve Ayşegül Aldinç albümüyle&lt;br /&gt;Yılın En İyi Kadın Şarkıcısı Ödülü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1991&lt;br /&gt;Kıbrıs Gazeteciler Derneği&lt;br /&gt;Yılın En İyi Sanatçısı Ödülü&lt;br /&gt;(Yılın En İyi Kadın Şarkıcısı Ödülü)&lt;br /&gt;1995&lt;br /&gt;Magazin Gazetecileri Derneği 'Gerilla' adlı film ile&lt;br /&gt;Yılın En İyi Kadın Oyuncusu Ödülü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1995&lt;br /&gt;Adana Altın Koza Film Festivali Gerilla adlı film ile&lt;br /&gt;Yılın En İyi Kadın Oyuncusu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-4236344884075008699?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/4236344884075008699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=4236344884075008699' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/4236344884075008699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/4236344884075008699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/ayegl-aldin.html' title='Ayşegül Aldinç'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-5596131973905301062</id><published>2007-12-05T15:05:00.001-08:00</published><updated>2007-12-05T15:05:47.262-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayhan Işık hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayhan Işık filmleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayhan Işık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayhan Işık biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayhan Işık geçmişi'/><title type='text'>Ayhan Işık</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: 900;"&gt;&lt;span style="font-weight: 800;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;1929 yılında İzmir�de doğdu, 1979 yılında İstanbul�da öldü. Çeşitli dergilerde&lt;br /&gt;ressam ve grafiker olarak çalıştı. Bir derginin açtığı yarışmada birinci olup&lt;br /&gt;sinemaya girdi (1951). Yavuz Sultan Selim ve Yeniçeri Hasan ilk filmidir. Daha&lt;br /&gt;sonraki yıllarda kendi adına film şirketi kurup yapımcılığa başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli filmleri: Kanun Namına (Lütfi Ö. Akad), Otobüs Yolcuları (Ertem Göreç),&lt;br /&gt;Acı Hayat (Metin Erksan), Namusum İçin (Memduh Ün)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-5596131973905301062?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/5596131973905301062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=5596131973905301062' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/5596131973905301062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/5596131973905301062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/ayhan-ik.html' title='Ayhan Işık'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-643614986202540793</id><published>2007-12-05T15:04:00.000-08:00</published><updated>2007-12-05T15:05:03.988-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Altan Erkekli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Altan Erkekli hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Altan Erkekli biyografi'/><title type='text'>Altan Erkekli</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: 900;"&gt;&lt;span style="font-weight: 800;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;Doğum Tarihi     1955 &lt;br /&gt;Boy      180 &lt;br /&gt;Kilo      75 &lt;br /&gt;Göz Rengi     Kahverengi &lt;br /&gt;Yabancı Dil     İngilizce (iyi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinema Filmleri ve Yönetmenleri&lt;br /&gt; Dolap Beygiri (Atıf Yılmaz)  &lt;br /&gt; Mavi Sürgün (Erden Kıral)  &lt;br /&gt; Deniz Gurbetçileri (Ayhan Önal)  &lt;br /&gt; Merdiven (Ayhan Önal)  &lt;br /&gt; 80. Adım ( Tomris Giritlioğlu )  &lt;br /&gt; Kurtuluş (Ziya Öztan)  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TV Yapımları ve Yönetmenleri&lt;br /&gt;Ah Ana (Tarık Alpagut)   &lt;br /&gt;Akça Köy (Tarık Alpagut)   &lt;br /&gt;Ben Olsaydım Ne Yapardım (Zekeriya Kabadayı)   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı Ortak Yapımlar&lt;br /&gt;Mavi Sürgün (Erden Kıral)   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özgeçmiş&lt;br /&gt;DTCF Tiyatro bölümünü 1980 yılında bitirdi. 1975 yılında Ankara Sanat Tiyatrosuna girdi. 1985-1989 yılları arası Devlet Tiyatrosunda çalıştı. Rol aldığı oyunlardan bazıları, "Ana", Küçük Adam N''oldu Sana", Rumuz Goncagül", Sakıncalı Piyade", "Mefisto", "Akrep". Halen DTCF Tiyatro Bölümünde oyunculuk Ana Sanat Dalı Öğretim Görevlisi. Aynı zamanda Ankara Sanat Tiyatrosunda sahne üstü ve gerisi görevlerini sürdürmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel Beceriler&lt;br /&gt;Araba kullanmak, ata binmek  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ödüller&lt;br /&gt;1982 Sanat Kurumu "En İyi Erkek Oyuncu". 1996 Sanat Kurumu "En İyi Erkek Oyuncu". 1997 Altan Erbulak "En İyi Erkek Oyuncu". 1998 TEB (Tiyatro Eleştirmenleri) "En İyi Erkek Oyuncu".&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-643614986202540793?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/643614986202540793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=643614986202540793' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/643614986202540793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/643614986202540793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/altan-erkekli.html' title='Altan Erkekli'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-3556767109580674893</id><published>2007-12-05T15:03:00.000-08:00</published><updated>2007-12-05T15:04:29.565-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Antoni Quinn geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Antoni Quinn biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Antoni Quinn'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Antoni Quinn kimdir'/><title type='text'>Antoni Quinn</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: 900;"&gt;&lt;span style="font-weight: 800;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;Hakkında yazılanlar&lt;br /&gt;1.Tek Kişilik Tango Anthony Quinn İnkilap Kitabevi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;�O sabah, Roma yakınlarında Vigna S. Antonio'daki villasından bisiklet gezintisine çıkan Antohony Quinn, yol boyunca iç hesaplaşmalarından kendini kurtaramaz. İlk eşinin; Katherine De Mille'in, Birleşik Amerika'dan postaladığı, içi kişisel eşyalarıyla dolu sandığın içinden neler çıkacağını bilemediği için, kapağını açmayı bile göze alamamıştır çünkü. O günün akşamına dek sürecek olan elli kilometrelik bu gezinti sırasında, bütün bir çocukluğunu, yenileyebilmek yıllarını, annesini, Meksika Devrimi'nde çatışmalara katılan babasını, babaannesini bir bir belleğinde canlandırır. Girip çıktığı işler, en başta meyve toplayıcılığı, ileri yaşlarda vaizlik denemesi, mimarlık tutkusu ve sonunda sinema oyunculuğu serüveni... Aralarında Carole Lombard, Rita Hayworth ve Ingrid Bergman'ın bulunduğu sinemanın ünlü kadın oyuncularıyla yakın arkadaşlığı ve ona Oscar Ödülleri kazandıran Viva Zapata! ile Lust For Life filmleriyle ilgili birbirinden ilginç anıları... Elinizdeki kitap, ayrıca bir romancı da olan tanınmış biyografi yazarı Daniel Paisner'in katkısıyla gerçekleşti.�&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anthony Quinn&lt;br /&gt;Sabahat Emir&lt;br /&gt;Türkiye 10 Haziran 2001&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek bir sinemasever için çocukluğundan beri hayranlıkla seyrettiği bir sinema oyuncusunun ölümü aileden birinin kaybı gibidir. Gerçek hayatta görmediğiniz ama en ince mimiklerini, jestlerini tanıyacak kadar aşina olduğunuz insanın birden sonsuzluğa göçüşü hayatınızda belirgin bir boşluk oluşturur.&lt;br /&gt;Anthony Quinn�in ölüm haberini TV haberlerinde işittiğimde böylesi garip, garip olduğu kadar anlamlı bir boşluk içinde hissettim kendimi. Hayatın geçiciliğini idrakle başlayan, çocukluğunuzu, gençliğinizi, yarınlarla ilgili binbir türlü hayallerinizi yutan bu boşluk ince bir hüznü de beraberinde getirdi.&lt;br /&gt;Duyarlı bir yapıya sahipseniz, serde bir de sanatkârlık varsa, gerçeklerin olanca acımasızlığıyla hayallerinizi yutuşundan, düşünce ve duygularınızı yıpratışından incinerek köşe başlarında durup; her şeyi yeni baştan düşünmek, her şeyi yeniden yorumlamak gereğini duyarsınız.&lt;br /&gt;İşte o zaman, boşluğun giderek her şeyi kapladığını görürsünüz. Bir başka boyut üzerinde tefekkür kapılarının sessizce açıldığını hissedersiniz.&lt;br /&gt;Bu yüzden Quinn�in ölümünü bazı gazetelerin �Çağrı� temasına atıfla yorumlayarak vermelerini yadırgamadım üstelik çok anlamlı buldum.&lt;br /&gt;Gazetemiz yazarlarından Özcan Ünlü de �...O da �Çağrı�ldı� başlıklı yazısında, Quinn�in hatıralarını topladığı kitabından bahisle sanatçının şöyle dediğini yazıyor: �Önemli olan insanca yaşamak ve insan gibi ölüp gitmek...� İnsan, bu bilinçte oldumu zaten çok dolu ve anlamlı yaşıyor ve yaptığı işte yüreğini ortaya koyduğu için başarılı oluyor.&lt;br /&gt;Anthony Quinn, o kaba saba görünüşlü adam, yaptığı işe öylesine bir yürek koymuştu ki, o sınırsız yürek bütün dünyayı içine almıştı. Doğuda, batıda, Hint�te, Yemen�de hangi ülke halkını canlandırdıysa sanki o ülke halkından biriymiş gibi olağanüstü bir doğallık içinde oynamasının, olağanüstü başarılı olmasının sırrı burdaydı.&lt;br /&gt;Türk seyircisi zaten birbirinden güzel olan filmlerinden, söz gelimi �Zorba�dan, �Viva Zapata�dan, �Navarro�nun Topları�ndan, �Notre Dame�ın Kamburu�ndan, �Sanchez�in Çocukları�ndan Anthony Quinn�i çok iyi tanıyordu ama �Çağrı� filmindeki Hz. Hamza rolüyle ona gönül bağladı. İslam dünyası bu muhteşem filmle ve Quinn�in etkileyici oyunuyla öylesine sarsıldı ki, halk arasında Quinn�in İslam dinine geçtiği söylentileri bile yayıldı.&lt;br /&gt;Halk böyledir, kime gönül bağlarsa onu kendinden bilir. İnsanca yaşamak, insana hizmet etmek, insanı sevmek her zaman hak edilen mükafatı buluyor.&lt;br /&gt;Sinema tarihinin bu devi, sonsuzlukta bir yürek şimdi...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-3556767109580674893?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/3556767109580674893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=3556767109580674893' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/3556767109580674893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/3556767109580674893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/antoni-quinn.html' title='Antoni Quinn'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-7566952824376867982</id><published>2007-12-05T15:02:00.000-08:00</published><updated>2007-12-05T15:03:38.137-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Adile Naşit geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Adile Naşit biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Adile Naşit'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Adile Naşit hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Adile Naşit kimdir'/><title type='text'>Adile Naşit</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: 900;"&gt;&lt;span style="font-weight: 800;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;Ünlü sinema ve tiyatro oyuncusu Adile Naşit, 17 Haziran 1930�da İstanbul�da doğdu. Asıl adı Adile Keskiner�dir. Tiyatro oyuncusu Amelya Hanım ile ünlü komedyen Naşit�in kızıdır. Babasının ölümü üzerine öğrenimini yarım bırakarak, 1944 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu Çocuk Tiyatrosu�na girdi. Herşeyden Biraz oyunuyla sahneye çıktı. Aynı yıl Halide Pişkin�in grubuyla İstanbul�da turneye çıktı. Daha sonra Muammer Karaca�nın tiyatrosuna girdi. 1948�de komedi oyuncuları Aziz Basmacı ve Vahi Öz�le birlikte kurdukları toplulukta 1951 yılına kadar çalıştı. Yine 1948 yılında Lüküs Hayat filmiyle sinema oyunculuğuna başladı. 1950�de, kendisi gibi tiyatorcu olan Ziya Keskiner ile evlendi. 1954�te yeniden Muammer Karaca tiyatrosuna döndü ve 1960�a dek burada çalıştı. 1961�de, eşi Zİya Keskiner ve abisi Selim Naşit Özcan ile birlikte, Naşit Tiyatrosu�nu kurdular. Bu topluluğun dağılmasından sonra 1963�te girdiği Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü tiyatrosunda, 1975�e kadar aralıksız olarak çalıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adile Naşit, sinemaya ikinci ve asıl girişini 1970�lerde yaptı. 1976�da İşte Hayat adlı filmdeki rolüyle, Antalya Altın Portakal Film Festivali�nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Bu, Türk sinemasında, �star� olmayan bir başoyuncunun kazandığı ilk ödüldü. Hababam Sınıfı filmlerinin birçoğunda, müstahdem kadın rolüyle yeraldı ve buradaki oyunculuğuyla da büyük beğeni kazandı. 1978�de Uluslararası Sanat Gösterileri�nin tiyatro ve müzikallerinde rol almaya başladı. 1981 yılında TRT televizyonunda Uykudan Önce isimli bir çocuk programı yapmaya başladı. Bu programda anlattığı masallar ve öykülerle, çocukların gönlünde taht kurdu. Gerek sinema filmlerinde, gerekse oyunlarda, basit, saf, iyi yürekli kadın tiplemesini başarıyla oynadı ve kendine has bir üslûpla yenileyerek karakteristik hale getirdi. Adile Naşit, 11 Aralık 1987�de İstanbul�da öldü.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-7566952824376867982?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/7566952824376867982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=7566952824376867982' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7566952824376867982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7566952824376867982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/adile-nait.html' title='Adile Naşit'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-3129395213183891588</id><published>2007-12-05T15:01:00.002-08:00</published><updated>2007-12-05T15:02:26.830-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Kahveci hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Kahveci geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Kahveci kariyeri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Kahveci'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Kahveci biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nihat Kahveci kimdir'/><title type='text'>Nihat Kahveci</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: 900;"&gt;&lt;span style="font-weight: 800;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;Futbolcu&lt;br /&gt;Pozisyonu Forvet&lt;br /&gt;Doğum Tarihi 1979&lt;br /&gt;Doğum Yeri İstanbul&lt;br /&gt;Boyu(cm) 1.75&lt;br /&gt;Kilosu(kg) 75&lt;br /&gt;Önceki Kulübü BJK Öz Kaynaklar&lt;br /&gt;Yabancı Dil Yok&lt;br /&gt;Eğitim Durumu Lise&lt;br /&gt;Hobileri Sinema, araba kullanmak, müzik dinlemek&lt;br /&gt;Ayakkabı No. 41&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-3129395213183891588?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/3129395213183891588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=3129395213183891588' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/3129395213183891588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/3129395213183891588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/nihat-kahveci.html' title='Nihat Kahveci'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-1740815270037398456</id><published>2007-12-05T15:01:00.001-08:00</published><updated>2007-12-05T15:01:49.870-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mustafa Denizli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mustafa Denizli kariyeri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mustafa Denizli geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mustafa Denizli biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mustafa Denizli kimdir'/><title type='text'>Mustafa Denizli</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: 900;"&gt;&lt;span style="font-weight: 800;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;1949 yılında İzmir�in Çeşme ilçesinde doğdu.Futbola lisanslı olarak 1965 yılında Altay�da başladı.18 yıl aralıksız top koşturdu.Altay�da frikikten ve özellikle kornerden attığı gollerle büyük ün yaptı.İstanbul kulüplerinin transfer tekliflerini İzmir�den ayrılmamak için daima geri çeviren Denizli, 1983�te, futbol hayatının son yıllarında fikir değiştirerek Galatasaraylı oldu.Bir yıl futbol oynadıktan sonra 1984�te Galatasaray�ın teknik direktörlüğüne getirilen Jubb Derwall�in yarıdmcısı olarak göreve getirildi. Derwall�le birlikte üç yıl çalışan ve tecrübe kazanan Denizli 1987-88 arasında teknik direktör olarak Galatasaray�da başarılı bir dönemin mimarı oldu.Avrupa Kupalarında yarı final oynayan Galatasaray�dan ayrıldıktan sonra Almanya�nın ikinci lig takımlarından Alle Mania Aachen�de bir yıl görev yaptı.1990-92 yılları arasında iki sezon daha Galatasaray�da teknik direktörlük yapan Denizli, kısa bir ayrılıktan sonra1994�te Kocaelispor�u çalıştırmaya başladı.1996-97 sezonu sonuna kadar Kocaelispor�la sözleşmesi olan Denizli, A ve Ümit Milli Takımları teknik direktörlüğüne getirildi.Bilahare Fenerbahçe teknik direktörü oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe:2 - Galatasaray:1 (Maç sonucu)&lt;br /&gt;Fenerbahçe, Galatasaray'ı 2 - 1 mağlup etti. Maçın golleri Ali Güneş (dk. 12), Yusuf (dk. 52) ve Suat'tan (dk. 75) geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM 18 MAYIS 2001&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SON DAKİKA.. YETİM HAKKI KORUYUCUSU UĞUR DÜNDAR, DİNÇ BİLGİN'İ KARTAL'DA ZİYARET ETTİ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başında tüyü bitmemiş yetimin hakkı söylemiyle tanınan Uğur Dündar, az önce Etibank'ın eski sahibi Dinç Bilgin'i Kartal Cezaevinde ziyaret etti. Dündar ile birlikte Mustafa Denizli de Bilgin'i ziyarete gitti. Mustafa Denizli'nin arabasıyla giden Dündar, yaklaşık bir saat içerde kaldı ve bu ziyaret CHA kamerası tarafından görüntülendi. Dündar, çıkışta ''Dinç Bilgin ile insani bir görüşme yaptık. Özel konuları görüştük Fazla ayrıntıya girmeyeceğim. '' dedi. Mustafa Denizli ise Dinç Bilgin ile 30 yıla yakın dostluğu olduğunu, hal ve hatırını sormak için geldiğini ifade etti.&lt;br /&gt;Haber giriş tarihi - saati : 17.05.2001&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM 28 MAYIS 2001&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şampiyon Fenerbahçe&lt;br /&gt;Milliyet  28 Mayıs 2001&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ligin müthiş finali Sarı-Lacivertli zaferle tamamlandı. Samsun�da ilk golü kalesinde gören Fenerbahçe, ikinci yarıda şahlandı&lt;br /&gt;5 yıllık hasrete noktayı koyan Sarı-Lacivertli takım, Türkiye�yi ayağa kaldırdı. Karadeniz�de yakılan şampiyonluk ateşi, alev alev bütün ülkeyi sardı ve yaktı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İlk kez yanıldım"&lt;br /&gt;FENERBAHÇE Teknik Direktörü Mustafa Denizli çok mutlu olduğunu belirtip, "Hayatımda ilk kez yanıldım. Bu iş nisanda biter demiştim, ama Mayıs�ta bitti" dedi. Denizli, "12�de bir yanılma payım oldu. Şimdilik konuşmayı düşünmüyorum. Artık beni bir yıl eleştirenler çıkıp basın toplantısı yapsın. Önümüzdeki sezonu düşünüyorum. Daha zor mücadeleler bizi bekliyor" diye konuştu. Mustafa Denizli bu konuşmayı yaptıktan sonra futbolcular tarafından omuzlara alındı.&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkan�a hediye&lt;br /&gt;FENERBAHÇE�NİN İsrailli yıldızı Revivo, gergin anların yaşandığı ilk yarıda beraberlik golünü frikikten attıktan sonra önce taklasını attı, sonra Şeref Tribünü�nün önüne gitti. Sarı- Lacivertli futbolcu, Başkan Aziz Yıldırım�a elini kaldırarak, "Bu golü senin için attım" dedi.&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadıköy çıldırdı!&lt;br /&gt;FENERBAHÇE�NİN şampiyonluğunu ilan etmesinden sonra Türkiye�nin birçok kentinde adeta hayat dururken, Kadıköy bayram yerine döndü. 90 dakikanın bitiş düdüğüyle birlikte sokağa fırlayan Sarı - Lacivertli taraftarlar özellikle Bağdat Caddesi�ni kilitlediler, bayraklarla çılgınca gösteriler yaptılar. Havai fişekleri de ardı ardına ateşleyen Fenerbahçeliler, gecenin geç saatlerine kadar evlerine dönmediler.&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saracoğlu�nda karnaval günü&lt;br /&gt;FENERBAHÇE, bugün şampiyonluğu taraftarı ile birlikte kutlayacak. Şükrü Saracoğlu Stadı�ndaki kutlama töreni saat 19.00�da başlayacak.&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Denizli ile beş yıl daha"&lt;br /&gt;Başkan Aziz Yıldırım, görevde kaldığı takdirde, hocaları ile uzun yıllar çalışmak istediklerini söyledi, "Önümüzdeki sene daha kolay olacak" dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FENERBAHÇE Başkanı Aziz Yıldırım, görevde kaldığı takdirde beş yıl daha Mustafa Denizli ile çalışmak istediğini söyledi. Yıldırım, yeni kurdukları kadroyla ve tarihinde ilk kez bir Türk teknik adamla, daha deneyimli Galatasaray�a karşı güç de olsa mücadeleyi kazandıklarını da ifade etti. Başkan, "Önümüzdeki yıl mücadelemiz daha kolay geçecek. Fenerbahçelileri mutlu ettiğimize inanıyorum" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SARI - Lacivertli yöneticiler, Samsun�da şov yaptılar. Aziz Yıldırım ve yöneticiler, sahaya inerek seyirciyi selamlarlarken, futbolcu ve taraftarlarla şarkılar söylediler. Tribünlerden yükselen "Bu taraftar sizinle gurur duyuyor" tezahüratına "Bu yönetim sizinle gurur duyuyor" yanıtını verdiler. Yönetim, soyunma odasına da inerek coşkulu kutlamaya katıldı. Bu arada futbolcular "Efsane geri döndü" tişörtleriyle tur attılar.&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dev poster&lt;br /&gt;Fenerbahçe�yi taşıyan uçak Atatürk Havalimanı�na indiğinde yer yerinden oynadı... Binlerce taraftar, kafileyi bağrına bastı, şampiyonlar omuzlardan inmedi. Denizli�nin havalimanına asılan dev posteri büyük ilgi çekti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-1740815270037398456?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/1740815270037398456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=1740815270037398456' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1740815270037398456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1740815270037398456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/mustafa-denizli.html' title='Mustafa Denizli'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-5154411063331207761</id><published>2007-12-04T18:15:00.002-08:00</published><updated>2007-12-04T18:16:13.711-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bill Gates'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bill Gates biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bill Gates hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bill Gates kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bill Gates geçmişi'/><title type='text'>Bill Gates</title><content type='html'>&lt;b&gt;William Henry Gates III, ya da daha çok bilinen adıyla Bill Gates, 28 Ekim 1955 doğumlu ABD'li işadamı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gates, Microsoft şirketinin kurucularındandır ve şirketin başkanlığını ve baş yazılım mimarlığını yapmaktadır. Forbes dergisine göre 2006'da Gates dünyanın en zengin kişisiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/7/7f/Bill_Gates_2004_cr.jpg/180px-Bill_Gates_2004_cr.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı girişimci Gates iki kişilik şirketini (Microsoft) başta gelen bir yazılım şirketine dönüştürdü. Gates 20. yüzyılın son döneminde en başarılı şirket patronlarından biri oldu. Seattle/Washington'da avukat bir babayla öğretmen bir annenin oğlu olarak dünyaya gelen Gates, henüz oniki yaşındayken özel bir okulda ilk informatik (bilişim) kurslarına gitti. Okul arkadaşı Paul Allen ile birlikte boş zamanlarını çoğunlukla bilgisayar programları üzerinde çalışarak geçiriyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakınlarındaki bir şirketin büyük bilgisayarını para ödemeden kullanabilmek için, iki arkadaş kullanıcılar için yazılım hatalarını arayıp buluyorlardı. Bu şekilde bilgisayar konusunda uzmanlaşan öğrenciler, 1972'de ilk şirketlerini (Traf-O-Data) kurdular. Bu şirket bir trafik sayım ve kontrol sistemi için programlar üreterek hemen 20.000 dolarlık satış yaptı. Gates bundan bir yıl sonra TRW adlı silah işletmesinde staj gördü, ardından da babasının önerisi üzerine Harvard Üniversitesi'nde hukuk eğitimi almaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel bilgisayarlar 70'li yılların ortasında henüz gelişimlerinin ilk aşamasında bulunuyorlardı. MITS şirketinin Altair adını verdikleri en önemli modeli henüz standart bir kullanma programına sahip olmayıp ancak tamamlanmamış bir işletme sistemine sahipti. Gates ve Allen'ın, Altair için 1974'te geliştirdikleri program dili BASIC sayesinde bilgisayar kullanıcıları aletlerini kendileri programlayabiliyorlardı. MITS firması genç araştırmacılardan pazarlama lisansını satın alarak kendilerine sistemi daha da geliştirmeleri için sipariş verdi. Gates bunun üzerine tahsilini bırakarak Allen ile birlikte Albuquerque/New Mexico'da Microsoft adlı şirketi kurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft, kendini sebatla mikro bilgisayarlar için yazılımı geliştirmeye adayan ilk işletmelerden biridir. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra General Electric gibi şirketler, devamlı müşterileri arasında bulunmaktaydı. Gates 1977'de, aletlerini BASIC ile donatabilmek amacıyla, Apple, Tandy ve Commodore gibi PC (Personal Computer - Kişisel Bilgisayar) üreticileriyle lisans sözleşmeleri imzaladı. Ayrıca FORTRAN, COBOL ve Pascal gibi program dillerini geliştirmekle, Microsoft'a bir üstünlük ve uluslararası pazar yolunun kendilerine açılmasını (1978'den sonra ilkin Japonya olmak üzere) sağladı. Gates 1979'da yalnızca 13 çalışanıyla yaklaşık 3 milyon dolarlık bir satış gerçekleştirebildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1980'den sonra PC pazarına girip Gates'i bir PC işletme sistemi geliştirmekle görevlendirince, hızlı yükselişleri sürüp gidegeldi. Microsoft'un kısa zamanda tasarladığı MS-DOS (Microsoft Disc Operating System - Diskli İşletme Sistemi) 80'li yıllarda dünya çapında satış rekorları kırdı (120 milyon nüsha). Gates akıllıca bir öngörüyle haklarını mahfuz tutarak diğer donanım üreticilerine de satış yapabildi. Bunu izleyen zamanda giderek daha çok firma IBM ile bağdaşan aygıtları piyasaya sürünce, geliştirdikleri işletme sistemi bütün bilgisayarlar için standart hale geldi. Bu arada 1.000 çalışanı olan şirket, 80'li yılların ortasından sonra Avrupa'da şubeler kurdu. Şirketin başkanlığını yürüten Gates, tutarlı ekip çalışmasına ve katı bir performans ilkesine önem veriyordu. Bütün çalışanların performansları altı ayda bir değerlendirilmekteydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gates işletme sistemine paralel olarak uygulama programları alanında da son derece başarılı çalışmalar ortaya koyuyordu. Multiplan Çizelge Hesap Programından (1982) sonra, 1983'te ilk kez fareyi (mouse) kullanan WORD adlı metin işleme sistemini başlattı. Özellikle WORD Avrupa'da çok satılırken, ABD'de Lotus 1-2-3 ve WordPerfect adlı rakipleri karşısında, ancak yavaş yavaş başarıya ulaşabildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft'un yazılım alanındaki kesin başarısı, Apple şirketinin kendilerine verdikleri siparişle gerçekleşti. Macintosh adını verdikleri örnek oluşturacak nitelikteki bilgisayar için çeşitli uygulama sistemleri (örneğin WORD ve Excel) geliştirildi. Gates şirketini 1986'da anonim şirkete çevirdi. Aradan çok geçmeden yalnız kendi payının (% 45) borsa değeri 1 milyar doların üzerindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MS-DOS işletme sisteminin grafik bir iyileştirmesi olan WINDOWS'un geliştirilmesi çalışmalarına Gates 1985 yılında başlamıştı. WINDOWS'u piyasaya sürdükten (1987) üç yıl sonra bir pazarlama kampanyasıyla başarılı oldular. Microsoft bu sistemi sürekli olarak daha ileri program elemanlarıyla genişletiyordu. Gates özellikle WINDOWS'u daha basit ve daha kullanışlı bir biçime sokmaya önem veriyordu. Microsoft 1993'te tartışmasız piyasanın lideriydi (yıllık ciro: 36 milyar dolar; borsa değeri: 140 milyar doların üstünde). Gates'in kişisel serveti yaklaşık olarak 50 milyar (2006 Forbes göre) dolar olarak tahmin edilmektedir.&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-5154411063331207761?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/5154411063331207761/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=5154411063331207761' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/5154411063331207761'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/5154411063331207761'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/bill-gates.html' title='Bill Gates'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-1388732259293109175</id><published>2007-12-04T18:15:00.001-08:00</published><updated>2007-12-04T18:15:36.562-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maria Sharapova kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maria Sharapova'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maria Sharapova hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maria Sharapova kariyeri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maria Sharapova geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maria Sharapova biyografi'/><title type='text'>Maria Sharapova</title><content type='html'>&lt;b&gt;&lt;i&gt;Gerçek Adı:Maria Yuryevna Sharapova&lt;br /&gt;Doğum Tarihi: 19 Nisan 1987&lt;br /&gt;Doğum Yeri: Sibirya/Rusya&lt;br /&gt;Yaşadığı Yer: Florida/ABD&lt;br /&gt;Boy/Ağırlık: 1.83/59&lt;br /&gt;Yıllık Kazancı:19 Milyon$&lt;br /&gt;Babası:Yuri Sharapova&lt;br /&gt;Koçları:Yuri Sharapova ve Michael Joyce&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çernobil'den Çıkan Yıldız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tenisin yenilmez ismi Serena Williams'ı korttan silen, 17 yaşında Wimbledon'ın yıldızı olan Rus Maria Sharapova'nın hazin bir öyküsü var. Anne karnında Çernobil faciasını yaşadı, annesi onu Sibirya'ya kaçırdı, babası cebinde bin dolarla ABD'ye taşıdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çernobil'den kaçtı tenise merak sardı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Helal olsun sana Sharapova. Henüz 17 yaşında. Wimbledon'ı kazanan ilk Rus bayan tenisçi. Üstelik çok güzel. Sharapova'nın hayatı ise tam bir başarı öyküsü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O, Wimbledon Turnuvası'nı kazanan ilk Rus bayan tenisçi... Ayrıca dünyaca ünlü İsviçreli raket Martina Hingis'ten sonra bu turnuvada yarışan en genç tenisçi unvanının da sahibi.. İngiltere'de düzenlenen 118'inci Wimbledon Tenis Turnuvası'nda, iki kez üst üste Grand Slam şampiyonu olan Amerikalı Serena Williams'ı adeta korttan silip atan, 'Tek Bayanlar Şampiyonu' Maria Sharapova'dan bahsediyoruz. 6-1 ve 6-4'lük setlerle Serena Williams'ı deviren Sharapova, 26.5 trilyon liralık ödülün de sahibi oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek Başarı Hikayesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak son günlerde başarısıyla olduğu kadar güzelliğiyle de dünya basınının gündeminden düşmeyen Rus yıldızın bugünlere gelişi hiç de kolay olmamış. O'nunki "gerçek" bir başarı hikayesi. 1986 yılında meydana gelen nükleer facianın yaşandığı Çernobil'den 320 kilometre uzaklıktaki bir köyde oturan Sharapova'nın ailesi, küçük kızları Maria'nın doğumunu bekliyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nükleer kazadan sonra kızlarının sağlığını düşünen aile, herşeylerini bırakarak Sibirya'ya taşındı. Ardından 19 Nisan 1987'de Maria Sharapova dünyaya geldi. Ailesiyle birlikte 1989 yılında Rusya'ya geri dönen Maria'nın hayatı 4 yaşında değişmeye başladı. Dünyaca ünlü Rus tenisçi Yevgeny Kafelnikov'un Maria'nın babasına hediye ettiği tenis raketi, Sharapova'yı Wimbledon şampiyonu yapacak yolun ilk adımı oldu. Sharapova o günden sonra raketini bir daha elinden düşürmedi ve tenis onda bir tutku haline geldi. Ancak işçi olan babasının çocuklara göre raket alacak parası yoktu. Çareyi büyükler için olan raketi küçültmekte bulup, Maria'yı tenis okuluna gönderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Navratilova ile Tanıştı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki yıl sonra ise bir başka dünyaca ünlü tenis yıldızı Martina Navratilova, Sharapova'nın bugünlere gelmesini sağlayan ikinci adımı attı. Moskova'da bir tenis okulunda Sharapova'yı gören Navratilova, babasına giderek kızını Amerika'daki Bollettieri Tenis Akademisi'ne götürmesini istedi. Rusya Tenis Federasyonu Başkanı da babasına aynı tavsiyede bulununca, baba Sharapova kararını verdi. Maria Sharapova, 7 yaşındayken, cebinde bin dolardan az bir parası olan babası, kızıyla beraber Amerika yollarını tuttu. Bulunan bir sponsor yardımıyla Sharapova yatılı olarak akademiye girdi. Çok kısa zamanda İngilizcesi'ni ilerletti ve arkadaşlarına ayak uydurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki Yıl Annesini Göremedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babası da Amerika'da bir iş bularak çalışmaya başladı. Güzel tenisçi vize alamayan annesine ise ancak iki yıl sonra kavuşabildi. 2001 yılında ise resmi tenis kariyerine başladı. Küçükler turnuvasında 25 maç kazanırken sadece üç maç kaybetti. Daha sonra galibiyetler ardı ardına geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anna'dan Farkı Başarısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bugün... Sharapova, ailesinin kendisi için yaptığı fedekarlıkları unutmayarak, zafer sonrası ilk olarak, tribündeki babasına koştu. Daha sonra ise cep telefonunu alarak maça gelemeyen Amerika'daki annesini aradı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sharapova ilk çıktığı zaman güzelliği ile dillere destan olan, ancak üst üste aldığı yenilgiler yüzünden kortlara veda eden bir başka Rus tenisçi, Anna Kournikova'ya benzetilmiş, "inşallah sonları aynı olmaz" yorumları yapılmıştı. Ancak Sharapova, genç yaşında aldığı bu başarıyla kendisi hakkındaki tüm söylentilere en güzel cevabı vermiş oldu. İngiltere'nin önde gelen gazetelerinden Guardian'da yer alan bir habere göre, ünlü cep telefonu, giyim ve kozmetik firmaları şimdiden Sharapova'yla reklam anlaşmaları imzalamak için kıyasıya bir rekabete başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya’nın en çok kazanan ve dergi kapağı süsleyen kadın sporcusu.. Kortlarda sergilediği performansla olduğu kadar attığı çığlıklarla da gündemde yer alıyor.. WTA’de 1 numaraya kadar yükselmeyi başardı.. Tenis dışında ilgi duyduğu alanlardan biri olan “moda” onun vazgeçilmezleri arasında.. Navratilova hayatını değiştiren isim oldu.. Bir yılda tam 18 milyon dolar kazandı.. Nike’ın ana sponsorluğunda en çok ilerleme kaydeden sporcular arasında yer aldı.. Son yılarda adı paraya en kolay çevrilen atlet oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maria Sharapova ya da Rusçasıyla Мари́я Ю́рьевна Шара́пова, 19 Nisan 1987’de Yuri Sharapov ve Yelena Sharapova’nın çocukları olarak Dünya’ya geldi.. Sharapova’nın ailesi aslen Homiel, Belarus’dan ancak 1986’da yaşanan Chernobyl nükleer faciasının ardından Rusya’ya yerleşmek zorunda kaldılar.. Sharapova ise ailesi taşındıktan bir yıl sonra Nyagan, Rusya’da Dünya’ya geldi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÖNÜM NOKTASI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sharapova 3 yaşındayken ailesiyle birlikte bir sahil kasabası olan Sochi’ye yerleşti.. Bir yıl sonra ise tenis eğitmeni olan babasına Rus tenisinin önde gelen isimlerinden Yevgeny Kafelnikov tarafından hediye edilen bir raketle ilk kez tenis topuna vurdu.. 6 yaşında babası tarafından götürüldüğü Moskova’daki bir tenis kliniğinde efsane isimlerden Martina Navratilova ile gösteri maçında oynama şansı yakaladı ve hayatı bir anda değişti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Navratilova’nın ailesine küçük Sharapova’yı mutlaka eğitmeleri yönünde bulunduğu tavsiye ve babası Yuri’nin bu tavsiyeyi ciddiye alması kısa süre sonra Amerika’ya kalkan bir uçağa binmesine sebep oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yuri küçük Sharapova’yı alarak Bradenton, Florida’ya gitti ve zor şartlar altında olmasına rağmen bulduğu bütün parayla kızını Nick Bollettieri Tenis Akademisi’ne kayıt ettirdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sharapova, Florida’da uzun süre finansal problemler ve vize alamadığı için Florida’ya gelemeyen annesi Yelena’dan ayrı yaşamak zorunda kaldı.. Maria her ne kadar çocuk yaşta annesinden ayrı kalmış ve Rusya özlemiyle dolu olmasına rağmen babasının sonsuz desteği ile yeteneklerini yavaş yavaş göstermeye başladı.. Akademinin parasını yetiştirmekte zorlanan Yuri’nin yardımına Sharapova’nın yeteneği ve bir spor firması olan IMG yetişti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük yaşta nasıl bir yetenek olduğunu kanıtlayan Sharapova’ya IMG firması sponsor oldu ve bütün okul ve turnuva masraflarını üstlendi.. Kendisinden büyük 2 kız ile birlikte yurtta yaşamak zorunda kalan Maria İngilizcisini kısa sürede geliştirdi ve çevresiyle daha rahat anlaşmaya başladı.. 2 yıl sonra Maria’nın annesi de vizesini alarak Florida’ya geldi ve aile yeniden birleşti.. Akademide eğitim gören Maria annesinin de verdiği eğitimle birlikte normal bir okula gitmedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SHARAPOVA'NIN KARİYERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.83’lük Maria 2001 yılının sonunda profesyonel oldu.. Sağ elini kullanan Sharapova 2002’den itibaren çoğunlukla ITF/Challenger turnuvalarında boy gösterdi ve seneyi 28 galibiyet 5 mağlubiyetle tamamladı.. 2002’de sergilediği performansın ardından WTA sıralamasında 186. sırada yer aldı.. 2003 Maria’nın büyük çıkışını yaptığı yıl oldu.. Sezon boyunca 38 galibiyet elde eden genç Rus bir anda 32. sıraya kadar tırmandı.. Sezon sonunda Japonya ve Kanada’da katıldığı WTA turnuvalarından kupayla dönmesi ise kariyerinin ilk önemli başarıları oldu.. Tenis camiasında kısa sürede isim yapmaya başlayan Maria hızlı adımlarla yürüyen bir yıldız adayı olduğunu gösterdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İLK BÜYÜK BAŞARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004’te bir çok insanı şaşkına çeviren başarı gelmeden önce çim kortta yaptığı 22 maçı peş peşe kazanan Sharapova sezon boyunca kupa ve ödül kazanmaya devam etti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004’te Maria ilk grand slam turnuvasını kazandı.. Wimbledon’u kazanarak çok önemli bir başarıya imza atan Maria Sharapova bir anda bütün Dünya’nın dikkatlerini üzerine çekmekle kalmadı aynı zamanda herkesin görmek ve tanımak istediği bir yıldız oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wimbledon’un yanı sıra 3 önemli WTA turnuvasında daha kupa kaldıran Sharapova sezonun kapanışında da WTA Tour kupasına uzandı.. Sharapova böylece WTA Tour kupasına uzanan ilk bayan Rus raket olmayı başardı.. Sharapova aynı zamanda ilk katıldığı sene bu kupayı kaldıran 2. isim oldu.. Wimbledon kupasına uzandığında 17 yaşından sadece 2 ay olmış olan Sharapova, Hingis’in ardından bu başarıya ulaşan en genç raket ve tüm zamanlarda da bir grand slam kazanan en genç 3. raket oldu.. Muhteşem bir sezonu geride bırakan Maria Sharapova WTA sıralamasında 4. sıraya kadar tırmandı ve 2.506.263 dolar turnuva geliri ile yılın en çok kazanan bayan raketi oldu.. Nike sponsorluğundaki Rus raket sezon boyunca kazandığı toplam 18.000.000 dolar ile ilerleyen aylarda Forbes’a kapak oldu..&lt;br /&gt;22 Ağustos’ta WTA’de zirveye çıkmayı başardı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YARDIMSEVER SHARAPOVA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maria 2004 Aralık’ta Haynes, Kirilenko, Vaidisova, Stubbs ve Florida eyaleti valisi Jeb Bush ile Tampa’da gösteri maçları yaptı ve elde edilen gelir Florida Kasırga Fonu’na bağışlandı.. Tayland’da yaşanan tsunami felaketinin ardından da Tayland başbakanı ile bir araya geldi ve 10.000 dolarlık bir bağış yaptı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sharapova 2005 Avustralya Açık’ta 2004 WTA Tour’da kazandığı Porsche Cayenne’in değeri kadar para bağışını 2004’te Beslan Rusya’da bir okulda yaşanan rehine felaketi için bağışladı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sony Ericsson WTA Tour’da Yılın Oyuncusu ödülüne uzandı ve Yılın En Çok Gelişme Gösteren raketi olarak onurlandırıldı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KORTLARIN DIŞINDAKİ SHARAPOVA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prince’in “Shark” raketini kullanan Maria Sharapova elde ettiği popülarite sayesinde bir anda firmanın daha önce hiç satmadığı kadar çok satış yapmasını ve raket satışlarını zar zor yetiştimesine sebep oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rus raket modaya olan tutkusu, dans sevgisi ve sinemaya yakınlığı ile de tanınıyor.. Özellikle macera ağırlıklı kitaplar okuyor ve iki haftada bir roman bitirmeye çalışıyor.. Henüz 18 yaşındayken çok başarılı bir raket olduğunu kanıtlamayı başaran Sharapova aynı başarıyı modellikte de gösterdi.. New York, Paris ve Sao Paulo’da büroları olan ve Gisele Bundchen, Tyra Banks, Heidi Klum, Kate Moss ve Laetitia Casta gibi mankenleri bünyesinde bulunduran IMG ajansının bir modeli olan Sharapova uzun süre Kournikova ile kıyaslandı ancak iki rakette bu kıyaslamadan memnun olmadıklarını sıklıkla dile getirdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2002’de “Teen People”ın listesinde “Dünya’yı Değiştirecek 20 Genç” arasında gösterildi.. Aynı sene sayısız dergi Maria Sharapova’yı “21. yüzyılda izlenmesi gereken en önemli atletlerden biri” olarak gösterdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2003’te “W” dergisinin kapağını süsleyen Sharapova aynı sene “USA Today” gazetesi tarafından tanıtıldı ve “YM”, “On the Move” dergileri ve “People Magazine” “coolest girls, havalı kızlar” arasına Sharapova’yı yerleştirdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004’te gelen Wimbledon zaferinin ardından “NBC's Today Show”, “Regis and Kelly”, “the Mike and Mike Show”, “Entertainment Tonight”, “Inside Edition”, “ESPN's SportsCenter”, “Fox”, “Friends”, “ESPN's Cold Pizza”, “CBS Early Show”, “MTV's TRL” (Total Request Live) de boy gösterdi ve TRL’de masa tenisi oynadı !..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004 Ağustos’da İtalya “Vogue”un kapağında ilk kez boy gösterdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2005’de Amerika piyasasında yapılan araştırmada en iyi şekilde lanse edilen spor kadını olarak ün yaptı.. 2005 Haziran’da “ESPN” dergisinin kapağını süsleyen Sharapova Temmuz’da da “Forbes”un kapağında 18 milyon dolarlık yıllık geliri ile “Dünya’nın En Zengin Kadın Atleti” olarak yer aldı.. “People” dergisi tarafından “En Güzel 50 Kişi” arasında gösterilen Sharapova, Laureus tarafından “Yılın Sporkadını” olarak seçildi.. &lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-1388732259293109175?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/1388732259293109175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=1388732259293109175' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1388732259293109175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1388732259293109175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/maria-sharapova.html' title='Maria Sharapova'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-6293800142821398536</id><published>2007-12-04T18:14:00.001-08:00</published><updated>2007-12-04T18:14:56.026-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kenan imirzalıoğlu biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kenan imirzalıoğlu kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kenan imirzalıoğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kenan imirzalıoğlu kariyeri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kenan imirzalıoğlu hayatı'/><title type='text'>Kenan imirzalıoğlu</title><content type='html'>Kenan İmirzalıoğlu, 18 Haziran 1974 tarihinde Ankara'nın Bala İlçesi'ne bağlı Üçem Köyü'nde doğar. ilkokulu doğduğu köyde okur. 12 yaşına gelince orta öğrenim için Ankara'ya teyzesinin yanına gider. Ortaokul ve liseyi Ankara'da bitirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılı bir öğrenci olan Kenan İmirzalıoğlu, ayrıca okulun basket takımında oynar. Üniversite seçme sınavını ilk girişte kazanamaz. Köyüne döner ve üniversite sınavına hazırlanır. İkinci girişinde Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü'nü kazanır ve İstanbul'a gelir.&lt;br /&gt;İmirzalıoğlu, okul arkadaşlarının ısrarı üzerine bir ajansta mankenliğe başlar. Daha sonra Best Model Of Turkey'in elemelerine katılır ve birinci seçilir. Birinci olduğu için Best Model Of The World'e katılır, orada da birinci olur. İlk defa bir Türk, bu yarışmada dünya birincisi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışmadan sonra İmirzalıoğlu’na dizi teklifleri başlar. Yönetmen Osman Sınav, ona Deli Yürek dizisinin başrol oyunculuğunu teklif eder. Osman Sınav’ı sevdiği için teklifi kabul eder. Dizi çok beğenilir. Diziden sonra Deli Yürek Bumerang Cehennemi adlı filmin başrolünde oynar.&lt;br /&gt;İmirzalıoğlu, Deli Yürek süreci bittikten sonra dil eğitimi için Amerika'ya gider. Amerika’dan dönünce bir çok film ve dizi için teklif alır. Uğur Yücel'in yazıp yönettiği Alacakaranlık dizisini kabul eder. Daha sonra aynı kadronun hazırladığı Yazı Tura adlı sinema filminde rol alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osman Sınav, 1962 Yılı'nda gösterime giren Acı Hayat isimli Türk filmini dizi yapmaya karar verir. Sınav, film için Kenan İmirzalıoğlu’na teklif götürür. İmirzalıoğlu, şimdi Acı Hayat dizisinde oynuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kenan İmirzalıoğlu’nun hayatından kısa notlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Annesi Yıldız Hanım, babası Mustafa İmirzalıoğlu. Ailesi çiftçi… Kenan İmirzalıoğlu, ailesinin üç çocuğundan en küçüğü. Ailenin diğer fertleri abla Yasemin Hanım, ağabey Derviş İmirzalıoğlu. Ağabey makine mühendisi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Kenan İmirzalıoğlu'nun soyadı, ‘bey’ anlamına gelen ‘mirza’ kelimesinden türemiştir. Soyu, Akkoyunlu Devleti Hükümdarı Uzun Hasan'a dayanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Dedesi Mir Mustafa Bey, bölgenin ileri gelenlerinden ve Atatürk'ü evinde ağırlamış bir isim.&lt;br /&gt;*1.90 cm boyunda ve 46 numara ayakkabı giymekte.&lt;br /&gt;*Gece hayatını sevmiyor.&lt;br /&gt;*Müzik dinlemeyi ve kitap okumayı seviyor.&lt;br /&gt;*Çayı çok seviyor, aşırı derecede çay tiryakisi. En çok sevdiği çay, evde kendisinin hazırladığı özel harmanlı çay.&lt;br /&gt;*Yemekte eti çok seviyor.&lt;br /&gt;*Kahvaltıda ise mutlaka bal yiyor.&lt;br /&gt;*Ormanlık yerleri ve dağları seviyor, doğaya karşı büyük bir tutkusu var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-6293800142821398536?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/6293800142821398536/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=6293800142821398536' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/6293800142821398536'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/6293800142821398536'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/kenan-imirzalolu.html' title='Kenan imirzalıoğlu'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-7828353174761930719</id><published>2007-12-04T18:13:00.000-08:00</published><updated>2007-12-04T18:14:03.454-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ali Gültiken kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ali Gültiken biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ali Gültiken geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ali Gültiken'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ali Gültiken hayatı'/><title type='text'>Ali Gültiken</title><content type='html'>Ali Gültiken (1965 - ), Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün unutulmaz forvet oyuncularından. Metin Tekin ve Feyyaz Uçar'la birlikte oluşturdukları ileri üçlü pek çok başarı kazanmış ve isimlerine özel tezahüratlar yapılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbola Bakırköy Yücespor Kulübü’nde başladı. Ardından Beşiktaş Genç Takımı’na geldi. 1984/1985 sezonunda A takıma yükseldi. İlk yıllarında sağbek mevkiinde oynadı. Ancak daha sonra İngiliz teknik direktör Gordon Milne çalışkanlığına da güvenerek onu santrafor mevkine çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş’ta oynadığı 262 lig maçında 91 gol kaydetti. 1987/1988’de 38 maçta 30 golle en yüksek performansını gösterirken, gol krallığında Tanju Çolak’ın arkasında ikinci sırayı aldı. Avrupa gol krallığında da altıncı sırayı aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş’ın yenilgisiz şampiyonluğu kazandığı 1991/1992 sezonununda oynanan en kritik maç olan 9 Mayıs 1992 günü İnönü Stadı'ndaki Galatasaray maçında takımı adına bir gol attıktan sonra çok ağır bir sakatlık geçirdi ve futboldan uzun süre uzak kaldı. Bu sakatlığın etkisinden tam olarak kurtulamayan futbolcu, bir süre daha futbol oynasa da, eski formunu yakalayamadı ve 1995'te 30 yaşında Beşiktaş’tan ayrılmak zorunda kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş'ta 5 Türkiye Ligi Şampiyonlupunun yanı sıra, 3 Türkiye Kupası, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası şampiyonlukları yaşadı. 38 kez Türk Milli Futbol Takımı formasını giydi. 1995 yılında transfer olarak son sezonunda Kayserispor’da oynadı. Beşikaş'ın İstanbulspor ile oynadığı maçta jübile yaparak aktif futbol yaşantısını tamamladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbolu bıraktıktan sonra bir süre futbolculuk yaşamında ilk adımlarını attığı erkek giyim sektöründe kendi ismiyle firma kurdu. Daha sonra bu işi bırakarak spor yazarlığı ve teknik adamlık yaptı. Önce Erzurumspor’da çalıştı ardından Rasim Kara’nın yardımısı olarak Yozgatspor’da görev aldı. Aralıklarla televizyon programlarında spor yorumculuğu ve gazete yazarlığı yaptı. Daha sonra Mustafa Denizli'nin yardımcısı olarak Vestel Manisa'da görev aldı. Ancak Mustafa Denizli'nin İran takımı Pas'a geçmesi ile Ali Gültiken de İran'a gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali Gültiken, 2006 Haziran ayında Beşiktaş menajerliğine getirilmiştir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-7828353174761930719?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/7828353174761930719/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=7828353174761930719' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7828353174761930719'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7828353174761930719'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/ali-gltiken.html' title='Ali Gültiken'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-8549606266930866248</id><published>2007-12-04T18:12:00.000-08:00</published><updated>2007-12-04T18:13:25.061-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pablo Picasso hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pablo Picasso'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pablo Picasso geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pablo Picasso biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pablo Picasso kimdir'/><title type='text'>Pablo Picasso</title><content type='html'>&lt;b&gt;&lt;img src="http://www.leksikon.org/images/picasso_pablo.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam ismi Pablo Diego Jose Francisco de Paula Juan Nepomuceno Crispin Crispiniano de la Sentissima Trinidad Ruiz Blasco Picasso y Lopez'dir. Picasso 25 Ekim 1881' de Malaga, İspanya’da doğar. Resim yapmaya sekiz yaşında başlar. 1895'te Barselona Güzel Sanatlar Okulu'na girer. 1901' den itibaren anne soyadı olan Picasso'yu kullanmaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mavi Dönem 1901-1903 yılları Picasso'nun mavi dönemi olarak adlandırılır. Arkadaşı Carlos Casagemas intiharıyla başlayan bu dönemde, Picasso, tablolarında mavi rengi egemen olarak kullanmıştır. Bu dönem tablolarında yaşlılık, fakirlik ve ölüm temaları işlenmiştir. Daha çok Fakirler, dilenciler ve körler tasvir edilmiştir: Dama en Eden Concert (1903), La Vida (1903), Las dos hermanas (1904).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pembe Dönem Picasso, 1904'te Paris'e yerleşir. Burada ilk eşi Fernande Olivier'yle tanışır. Dönem adını tıpkı mavi dönemde olduğu gibi, pembe ve tonlarının yoğun kullanımından alır. İşlenen temalar daha çok melankolik ve duygu yüklüdür; bu dönem tablolarında sirk dünyasına da rastlanır. Picasso, bu dönemde renkten çok çizgi ve desen kullanımına önem verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kübizm 1907'den 1914'e kadar kübist olarak adlandırılan tarzda tablolar yapar. Kübist tabloların genel özelliği, geometri ve geometrik şekillerin kullanılmasıdır. Resmedilen nesneler geometrik formlar oluşturacak şekilde basitleştirilmiş yahut geometrik şekillere bölünmüştür. Kübizmin bir diğer özelliği de uzaydaki(3 boyutlu) bir cismi iki boyutlu yüzeye aktarma çabasıdır. Bu amaçla Picasso, şekilleri yanal yüzeylerine bölüştürüp her birini iki boyutlu yüzeyde göstermeye çalışır. Yine bu nedenden portrelerindeki insanların hem profili hem de önden görünüşü görülmektedir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Picasso, Jean Cocteau ile beraber Roma'da kalır. Burada sahne dekoratörü olarak çalışırken dansçı Olga Kokhlova'yla tanışır. Picasso ikinci eşi olan Olga Kokhlova ve oğlunun birçok portresini yapmıştır. (Paul en Pierrot, 1925, Picasso Müzesi, Paris) 1920'li yılların başında ressam klasisizme geri döner: Trois Femmes à la fontaine (1921, Modern Sanat Müzesi, Paris). Ayrıca mitolojiden de esinlenir: les Flûtes de Pan (1923, Picasso Müzesi, Paris).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picasso tanınan en üretken sanatçıdır. Guiness Rekorlar Kitabı'na göre, 13,500 resim, 100,000 baskı, 34,000 kitap resmi, ve 300 heykel ve birçok seramik ve çizim üretmiştir. 1973'de eserlerinin toplam değerinin 750 milyon dolar olabileceği tahmin edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir genelevdeki beş fahişeyi gösteren ve Kübizm akımının en önemli örneklerinden biri olarak görülen ünlü eseri Les Demoiselles d'Avignon, Fransa'da 1907 yazında çizilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En tanınmış eseri Alman ordularının Guernica kasabasını bombalamasını anlatan Guernica adlı eseridir. Resim 1937'de yapılmıştır. Bu resim şu anda Madrid'de Reina Sofía Müzesinde bulunmaktadır. Picasso, bir sergisi sırasında kendisine, "bu resmi siz mi yaptınız" diye soran bir Alman generaline, "Hayır, siz yaptınız" cevabını vermiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:Magenta;"&gt;Eserleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk Komünyon (1895-1896)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dağınık Saçlı Otoportre (1896) Picasso Müzesi (Barselona)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa Saçlı Otoportre (1896), Picasso Müzesi (Barselona)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otoportre (1899-1900)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otoportre Yo, Picasso (bahar 1901), özel koleksiyon(New York)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maternidad, Picasso (1901)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otoportre : Yo (1901), John Hay Whitney Koleksiyonu(New York)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafede (1902)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otoportre (1901), Picasso Müzesi (Paris)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madame Soler (1903), Pinakothek der Moderne, Münih&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dama en Eden Konserinde (1903)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;La tragédie (1903)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat (1903)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jaime Sabarté'nin Portresi (1904)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harlekin, otururken (1905)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Les Saltimbanques (1905)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gertrude Stein'in Portresi (1906)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç Adam Kafası (1906)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın Kafası (1906)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki Nü (1906)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otoportre (bahar 1906), Gellman Koleksiyonu(Meksika)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otoportre (été 1906), özel koleksiyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paletli Otoportre(yaz/güz 1906), Philadelphia Museum of Art (Filadelfiya)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denizci, Sigara Sararken (1907)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otoportre (été 1907), Národni Gallery (Prag)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avignon'lu Kadınlar (1907), Museum of Modern Art (New York)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı Nü(1907)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elmalı ve Armutlu Meyvalı Kup(1908)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vadideki Evler (Horta de Ebro) (1909)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Georges Braque'ın Portresi (1910)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Viyolon (1912)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sandalyeli Natür Mort(bahar 1912), Paris&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitar ve Gazete(1916)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olga Kokhlova (1917), Picasso Müzesi (Malaga)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıkananlar (1918)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;St. Raphael'de Bir Pencere Önünde Natür Mort (1919)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sisley Ailesinin Portresi (1919)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıkananlar (1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç Müzisyen(1921), Museum of Modern Art (New York)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annelik (1921-1922),Picasso Müzesi (Malaga)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz Bereli Paulo (1923), Picasso Müzesi (Málaga)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paul en Arlequin (1924)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarlotlu Natür Mort(1924), Centre Georges-Pompidou'dan çalındı (Paris)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuma (1932)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minotauromachie (1935)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuyan Kadın (1935)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Guernica (1937)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil Çoraplı Kadın Portresi (1938), Picasso Müzesi(Malaga)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolları Kafasının Arkasında Kadın Büstü, (1939), Picasso Müzesi (Malaga)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı Hırka (1939)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koltukta Oturan Kadın(1946),Picasso Müzesi (Malaga)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kore'de Katliam (1951)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayan Z ya da Çiçekli Jacqueline (1954), özel koleksiyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sandalyede Jacqueline (1954), Paris Pinakoteği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturan Jacqueline (1954), Picasso Müzesi (Málaga)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Giysili Jacqueline (nisan 1955), özel koleksiyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturan Jacqueline(1955)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturan Adam(otoportre) (1965), özel koleksiyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıkanan Kadın (1971),Picasso Müzesi (Malaga)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otoportre (30 haziran 1972), Fuji Television Gallery (Tokyo)&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-8549606266930866248?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/8549606266930866248/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=8549606266930866248' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/8549606266930866248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/8549606266930866248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/pablo-picasso.html' title='Pablo Picasso'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-1564379562398296284</id><published>2007-12-04T18:11:00.000-08:00</published><updated>2007-12-04T18:12:15.467-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alaattin Çakıcı hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alaattin Çakıcı biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alaattin Çakıcı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alaattin Çakıcı geçmişi'/><title type='text'>Alaattin Çakıcı</title><content type='html'>&lt;img src="http://img248.imageshack.us/img248/4938/1224ex4.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül öncesinin kabadayı. 17 yaşındayken bir İETT görevlisinin yaralanmasına; 1980 sonrasında ise 41 kişinin ölümü ve çok sayıda kişinin yaralanmasına adı karıştı. 1 Nisan 1984 tarihinde eski MİT görevlisi Süleyman Seba'nın başkan seçildiği Beşiktaş Jimlastik Klübü kongresinde salon güvenliğini sağladı [Tempo, sayı.560, 1998]. 1988'de yurtdışına çıktı. Emniyetin çağrısı üzerine 27 Ocak 1989'da Ankara'da polise teslim oldu, tutuklandı, yargılandı ve mahkum oldu. 7 Haziran 1989'da cezaevinden çıktı. 12 Eylül 1989'da İstanbul'da zorla tahsilat, haraç alma, pavyon kurşunlama gibi olaylara karıştığı için gözaltına alındı. 5 Mart 1994'de gazeteci Hıncal Uluç'u kurşunlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19 Eylül 1994'de Emlak Bankası Eski Genel Müdürü Engin Civan'ı, Selim Edes ile Civan arasındaki alacak meselesi yüzünden adamı Davut Yıldız'a vurduttu. Civan Skandalında önemli rol oynayan ve bildiklerini mahkemede açıklayan eski eşi ve Dündar Kılıç'ın kızı Uğur Kılıç'ı 21 Ocak 1995'de Uludağ'da öldürttü. 30 Mayıs 1995'de İşadamı Emin Cankurtaran'ı vurdurdu.&lt;br /&gt;Çakıcı'nın MİT tarafından ASALA'ya karşı Lübnan ve Yunanistan'da kullanıldığı iddialarına, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren "Devlet bu tür adamları yararlı olacaksa kullanır" diye yanıt verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 Mayıs 997'de Flash TV'de canlı yayına telefonla katılan Çakıcı, Türk Ticaret Bankası'nın Erol Evcil'e satışı için Özer Uçuran Çiller'in, 20 milyon dolar komisyon istediğini söyledi. Çakıcı'nın Ahmet Özal'a ait Kanal 6'nın Mehmet Kurt'a satışını sağladığı, Çillerler'e yakınlığı ile bilinen Mehmet Üstünkaya'yı; DYP Milletvekili Cavit Çağlar'ı öldürmek için adamlarını görevlendirdiği; eski çalışma arkadaşı Tevfik Ağansoy'u öldürttüğü ortaya çıktı. İnterpol tarafından kırmızı bülten ile aranıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17 Ağustos 1998'de Fransız Polisi'nin Nice'da düzenlediği bir operasyon sonucu sahte pasaport ve silah ile yakalandı. Yanında Selçuk Ural-Canan Yaka çiftinin kızı Aslı Ural vardı.&lt;br /&gt;Yakalandıktan sonra ortaya çıkan telefon görüşmeleri, Korkmaz Yiğit tarafından satın alınan Türkbank ihalesinin durdurulmasına, Yiğit'in satın aldığı Milliyet gazetesinin satışının iptaline, Yiğit'in cezaevine girmesine; ANAP'lı bakan Eyüp Aşık'ın bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifasına; MİT mensubu Yavuz Ataç'ın soruşturma geçirmesine ve emekliliğini istemesine ve 56. Hükümetin düşmesine sebep oldu. 1999 Haziranında Fransa'ya sahte kimlik ile giriş yapmasına ilişkin cezası dolunca kendi isteği ile Türkiye'ye iade edildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-1564379562398296284?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/1564379562398296284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=1564379562398296284' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1564379562398296284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1564379562398296284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/alaattin-akc.html' title='Alaattin Çakıcı'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-485833782994795583</id><published>2007-12-04T18:10:00.000-08:00</published><updated>2007-12-04T18:11:19.176-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alparslan Türkeş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alparslan Türkeş kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alparslan Türkeş hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alparslan Türkeş biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alparslan Türkeş yaptıkları'/><title type='text'>Alparslan Türkeş</title><content type='html'>Alparslan Türkeş 25 Kasım 1917‘de Lefkoşe’de doğmuştur. Babası Ahmet Hamdi Efendi, annesi Fatımatül Zehra Hanım’dır. Alparslan Türkeş; aslen Kayserilidir. Büyük dedesi Arif Ağa Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşgerli Köyünden Kıbrıs’a göç etmiş ve buraya yerleşmiştir. İlk ve orta eğitimini Lefkoşe’de tamamlamıştır. O yıllarda İngiliz işgal idaresi altında bulunan Kıbrıs’tan ailece Türkiye’ye göç etmişler ve İstanbul’a yerleşmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuleli’den Harp Okulu’na&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askerlik mesleğine büyük sevgisi olan Alparslan Türkeş 1933 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ne girmiş başarı göstererek, 1939 yılında bu liseden mezun olmuş ve Harp Okulu’a geçmiştir.1939‘da Harp Okulu’ndan mezun olarak orduya katılmıştır. Orduda muntazaman terfi etmiş ve harp akademisi imtihanını kazanarak akademiye geçmiştir. Başarılı bir eğitim dönemi sonrasında kurmay subay olarak mezun olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlilikleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1940 yılında Isparta'da Muzaffer Hanım’la evlenirler. Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul adlı çocukları dünyaya gelir.Muzaffer Hanım 1974 yılında vefat eder.Alparslan Türkeş 1976 yılında Sevâl Hanım'la ikinci evliliğini yapar. Bu evlilikten Ayyüce ve Ahmet Kutalmış adlı iki çocuğu olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1944 Milliyetçilik Olayı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 Mayıs1944... Ankara'da bir yürüyüş vardır. Türk Milletinin ve Devletinin bekası fikrine sahip aydınlar ve onların izindeki gençler, basın ve üniversite kadrolarına sızan ve kendilerini cumhuriyetin gerçek sahibi diye gösteren dönme-devşirme ittifakının oyunlarına karşı ideolojik tavrını koyar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürüyüşten sonra bir grup milliyetçi aydın tutuklanır.CHP faşizminin açtığı Türkçülük-Turancılık Davası başlar. Milliyetçiler tabutluklara atılırlar, işkencelere uğrarlar.Genç Üsteğmen Alparslan Türkeş de bu aydınlar arasındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20 Ekim 1944'te kendisini "vatan hainliği" suçlamasıyla sorgulayan Savcı’ya "Diğer sanıklar gibi bana da vatan hainliği suçu isnad edilmiştir. Bunu şiddetle redderim. Ben yeryüzünde herşeyden çok milletimi ve vatanımı severim" cevabını verir. Ancak mahkeme tarafından, 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılır ve mahkeme süresince bir yıl hücre hapsi yattığı için tahliye edilir. Kendisine verilen ceza daha sonra Askeri Yargıtay tarafından bozulur ve 2 numaralı mahkemede beraat eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurtdışı Görevleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1948 yılında Genel Kurmay tarafından açılan imtihanları kazanmış ve bütün eğitim dönemindeki başarılarıda gözönüne alınarak Amerika’ya tahsile gönderilmiştir.Amerika’da piyade okulu ve Amerikan Harp Akademi’sinde tahsil görmüş buralardan da iyi dereceler ile mezun olmuştur. 1955‘de kurmay binbaşı olan Alparslan Türkeş (Amerika’da) Washıngton’da bulunan daimi gurup nezninde Türk Genelkurmayı’nın Temsil Heyeti üyeliğine tayin edilmiştir. 1957 yılının sonuna kadar vazifesini sürdürmüştür. Bu süre içerisinde Üniversity of America (Amerika Üniversitesi)‘ya devam etmiş, International Economics tahsili görmüştür. Daha sonra yurda dönen Alparslan Türkeş, 1959‘da Almanya’ya Atom ve Nükleer Okulu’na gönderilmiş, bu okulu da başarı ile bitirmiştir. İyi derecede fransızca ve ingilizce bilen Alparslan Türkeş, 27 Mayıs 1960 yılına kadar Avrupa’da muhtelif Nato toplantılarında ve askeri mevzularda Türk Genel Kurmay Başkanlığı’nın temsilcisi olarak bulunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27 Mayıs 1960 Darbesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27 Mayıs 1960 Askeri Darbesinin önde gelen simalarından olan Alparslan Türkeş, bu hareketi partilerüstü ve milli birliği sağlayacak bir reform hareketi olarak düşünmüştür. Müdahaleden sonra Milli Birlik Komitesi üyesi olarak, Başbakanlık Müsteşarlığı yapmıştır. Görevde bulunduğu 27 Mayıs 1960-25 Eylül 1960 tarihleri arasında, ülke ve kültür bütünlüğü kanun tasarısını ve Devlet Planlama Teşkilatı kanun tasarısını kanunlaştırmıştır.CHP’li bazı politikacıların Milli Birlik Komitesi üyelerine yapmış oldukları bazı telkinler ile 13 Kasım 1960 tarihinde 13 arkadaşı ile Mili Birlik Komitesi’nden çıkarılmış ve Mürtet Hava Üssünde hapsedilmiş, daha sonra da, CHP’lilerin rahat hareket etmeleri için 19 Kasım 1960‘ta Türkiye’den, hükümet müşaviri görevi ile Hindistan Yeni Delhi’ye mecburi ikâmetgah olarak gönderilmiştir. Alparslan Türkeş Hindistan’da iken hükümet yöneticilerine mektuplarla sürekli ikazlarda bulunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23 Şubat 1963‘ta yurda dönen Alparslan Türkeş, dava arkadaşlarıyla birlikte kadro oluşturup partileşmek amacıyla "Huzur ve Yükseliş Derneği" adlı bir dernek kurar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Talat Aydemir Olayı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa bir süre sonra Talat Aydemir'in giriştiği darbe teşebbüsüne karıştığı iddiası ile 21 Mayıs 1963’te tutuklanır ve Mamak Askeri Cezaevinde dört ay hücre hapsinde yatar. Yargılama sonucundae beraat eder. 5 Eylül 1963‘te tahliye olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CKMP Dönemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31 Mart 1964‘te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP)’ne üye olmuş ve Parti Genel Müfettişliği görevini almıştır. 1 Ağustos 1965‘de CKMP’nin kongresinde parti üyeleri tarafından genel başkanlığa seçilmiştir. (8-9) Şubat 1969 CKMP’nin Adana’daki kongresinde Alparsalan Türkeş’in teklifiyle partinin ismi Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MHP Dönemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;65-69, 69-73, 73-77 ve 1977‘den 12 Eylül 1980‘e kadar dört dönem, Ankara ve Adana’dan milletvekilliği yapmıştır. 1975‘den sonra kurulan 1. ce 2. Miliyetçi Cephe hükümetlerinde başbakan yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. 12 Eylül 1980 hareketinden sonra sıkıyönetim tarafından tevkif edilmiş ve 29 Nisan 1981 tarihinde, MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davası adı ile sıkıyönetim mahkemelerinin karşısına çıkarılmıştır. Yargılandığı dava nedeni ile uzun süren tutukluluğu, 9 Nisan 1985‘de tahliyeyle son bulmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MÇP Dönemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dava nedeniyle dört buçuk yıl tutuklu kalmıştır. 6 Eylül 1987‘de siyasi yasakların referandum ile kalkmasından sonra 20 Eylül’de Alparslan Türkeş MÇP’ye törenle kaydolmuştur. 4 Ekim 1987 tarihinde yapılan olağanüstü 2.Kongre ile Milliyetçi Çalışma Partisi Genel Başkanlığı’na seçilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 Eylül 1991 tarihinde 19. Dönem Milletvekili seçimlerinde MÇP’nin, IDP, RP ile üçlü ittifak yapmasıyla Yozgat’dan milletvekili seçilmiştir. 15 Kasım 1991 tarihinde 18 arkadaşı ile ittifaktan ayrılarak bağımsız milletvekili olmuştur. 25 Aralık 1991‘de Demokratik Hareket Partisini kurmuştur.Kurucular Kurulu kararı ile parti kapatılarak, Milliyetçi Çalışma Partisi’nin 29 Aralık 1991 tarihinde yapılan 3. Olağan Genel Kongresi’nde MÇP’nin Genel Başkanlığı’na seçilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MÇP’den yeniden MHP’ye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül 1980 hareketinin kapattığı siyasi partilerin isim ve amblemlerinin kullanma yasağının kalkması ile, 27 Aralık 1992 tarihinde, kapatılan MHP’nin ogünkü delegelerinin katıldığı kongrede, MHP’nin isim, amblem kullanma yetkisi tekrar kurucu Alparslan Türkeş’e devredilmiştir.&lt;br /&gt;24 Ocak 1993 tarihinde yapılan kongrede, MÇP yerini MHP’ye bırakmış, Genel Başkanlığa da Alparslan Türkeş seçilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alparslan Türkeş 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan genel seçimlerde Adana’dan milletvekilliği adaylığını açıklamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi, 24 Aralık 1995‘te yapılan genel seçimlerde %10‘luk ülke barajına takılarak meclise girememiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alparslan Türkeş 4 Nisan 1997 tarihinde vefat etti, Ankara Beşevler’deki kabrinde medfundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAKKINDA YAZILANLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Alparslan Türkeş’in Liderlik Sırları Dr.Arslan Tekin&lt;br /&gt;Okumuş Adam Yayıncılık ve Eğitim Hizmetleri İstanbul 2000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihte iz bırakan kaç lider vardır? Türkeş, çok partili hayatımızda, başta Türk dünyası olmak üzere dünyaca tanınan ve yakından takip edilen liderlerin en başında geliyordu. 80 yıllık ömür, turan bayrağını yükseltme, Türk adını dağa, taşa, Ay'a, Marsa'a yazdırma kavgasıyla geçmiştir. Dağınıt milliyetçiler onun etrafında toplanmış Türk Siyaset hayatının belirleyicisi olmuştur.&lt;br /&gt;İhtilal yapmış ve ihtilaller yaşamış bir lider olarak en kötü demokrasiyi en iyi ihtilale tercih eden Alparslan Türkeş'in liderliğinin bilinmeyen pek çok noktası ilk defa bu kitapta Dr. Arslan Tekin'in kaleminden aydınlığa çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Alparslan Türkeş, MHP ve Bozkurtlar&lt;br /&gt;Olaylar, Belgeler, Hatıralar&lt;br /&gt;Cemal Anadol&lt;br /&gt;Kamer Yayınları&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-485833782994795583?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/485833782994795583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=485833782994795583' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/485833782994795583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/485833782994795583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/alparslan-trke.html' title='Alparslan Türkeş'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-1023115608977414093</id><published>2007-12-04T18:09:00.002-08:00</published><updated>2007-12-04T18:10:28.642-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ernesto Che Guevara geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ernesto Che Guevara yaptıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ernesto Che Guevara hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ernesto Che Guevara kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ernesto Che Guevara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ernesto Che Guevara biyografi'/><title type='text'>Ernesto Che Guevara</title><content type='html'>&lt;span style="color:RoyalBlue;"&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;&lt;b&gt;Ernesto Che Guevara 14 Haziran çarsamba günü Arjantin'in önemli öehirlerinden Rosario'da doğdu. Che henüz iki yaşında iken ilk astım krizine yakalandı.Sierra Maestra'da Batista ordularına karşı savaşırken Che'ye zorlu dakikalar yaşatan bu hastalık,Bolivya ormanlarında Barrientos'un askerleri tarafından vuruluncaya kadar yakasını bırakmadı. Yüksek mühendis olan babası Ernesto Guevara Lynch, Irlanda asıllı bir aileden, annesi Clia dela Sena ise Irlandalı-Ispanyol karışımı bir aileden geliyordu.Che üç yaşında iken ailesi Buenos Aires'e yerleşti. Daha sonraları astım krizlerinden dolayı Che'nin durumu dahada kötüleşti. Doktorlar tedavisinin çok güç olduğunu, mutlaka iklim değiştirmesi gerektiğini söylediler. Böylece Guevara ailesi yeniden göç etti.Cordoba'ya yerleştiler.&lt;br /&gt;Guevara ailesi tipik bir burjuva ailesi idi. Politik eğilimleri itibariyla da sola açık liberal olarak tanınırlardı. Ispanya iç savaşında açıkça cumhuriyetçileri desteklemişlerdi. Zamanla maddi durumları bozuldu. Che, eğitim bakanlığına bağlı Dean Funes lisesine başladı. Okulda Ingilizce eğitim yapılırken, annesinden de fransızca öğreniyordu. Daha ondört yaşındayken Freud'un kitaplarını okumaya başlayan Che, fransızca şiirlere bayılırdı. Baudelaire'e karşı büyük bir tutkusu vardı. Onaltı yaşında ise Neruda'ya hayran olmuştu. Guevara ailesi,1944 yılında Buenos Aieres'e göçtü. Durumları iyiden iyiye bozulmuştu. Che, biryandan öğrenimine devam ederken bir yandan da çalışıyordu.Tıp fakültesine yazıldı. Fakültedeki ilkyillarında Arjantin'in kuzey ve batı bölgelerini baştan başa dolaşmış, buralardaki orman köylerinde cüzzam ve tropikal hastalıklar üzerinde çalışmalar yapmıştı.&lt;br /&gt;Son sınıfta iken Che, arkadaşı Alberto Granadas ile bütün Latin Amerika'yı içine alan bir motosiklet turuna çıktı. Bu tur ona, Latin Amerika'nın sömürülen köylülerini yakından tanıma fırsatı verdi. Che, 1953 yılının Mart ayında üniversiteyi bitirmiş doktor olmuştu. Venezuella'daki cüzzam kolonisinde çalışmak üzere anlaşmıştı. Buraya gitmek için çıktığı yolculuğu sırasında Peru'ya da uğradı. Orada yerliler hakkında daha önce yayınlanmış bir incelemesi yüzünden tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hapisten çıktıktan sonra Ekvator'da bir kaç gün kaldı. Burada Ricardo Rojo adında bir avukatla tanışması hayatının dönüm noktası oldu. Che, Venezulla'ya gitmekten vazgeçip, Ricardo Rojo ile birlikte Guetamala'ya gitti. Devrimci Arbenz Hükümeti sağcı bir darbe ile devrilince Arjantin büyük elçiliğine sığındı. Ilk fırsatta ihtilalcilerin safına katıldı. Faaliyetlerinden dolayı elçilik binasından çıkartıldı. Guetamala'da kalması tehlikeli bir durum alınca Meksika'ya gitti. Ernesto, Guatemala'da bir çok Kübalı sürgün ve Fidel Castro'nun kardeşi Raul ile karşılaşmıştı. Meksika'ya geçtiğinde ise Fidel Castro ve arkadaşları ile tanışarak Küba devrimcileri safında yer aldı. Daha sonra Granma gemisiyle Küba'ya hareket etti ve savaşın sonuna kadar en ön safhada yer aldı.&lt;br /&gt;Devrim sonrasında Binbaşı Ernesto Che Guevara Havana'nın la Cabana Kalesi'nin komutanlığına getirildi.1959 yılında Küba vatandaşı ilan edildi . Bir süre sonra silah arkadaşı Aleida March ile evlendi. 7 Ekim 1959'da Milli Tarım Reformu Enstitüsü başkanlığına atandı. 26 Kasım'da da Küba Milli Bankası başkanlığına getirildi. Böylece Che ülkenin mali işlerini yüklenmiş oluyordu. 23 Şubat 1961'de Küba Devrim Hükümeti bir sanayi bakanlığı kurarak Che'yi bunun başına getirdi. Ancak Playa Giran çatışması sırasında, tekrar kale komutanlığı görevine getirildi. Daha sonra az gelişmiş ülkelere çesitli seyahatlar yapan Che, sömürülen halkları ve emperyalistleri daha yakından tanıma fırsatı buldu. Bu durum Che'nin savaşcı yanının tekrar canlanmasına yol açtı. Artık başka Latin Amerika ülkelerine gidip halkları örgütlemesi gerektiği kararını vermişti.1965 Eylül'ünde bilinmeyen ülkelere doğru yola çıktı. 3 Ekim 1965'de Fidel Castro, Che'nin ünlü veda mektubunu Küba Halkı'na okudu.&lt;br /&gt;...Ve ölüm Che'yi Bolivya'da Higueras yakınlarında yakaladı. Barrientos'un askerleri O'nu 7 Ekim 1967 gecesi Hieguras yakınlarında kıstırdılar. Bacağından ağir bir yara aldı ve Hieguras'da bir okula hapsedildi. Kimsenin karşısında eğilmedi. Ve 9 Ekim günü Barrientos'un kiralık katillerinden Mario Turan'ın dokuz kurşunuyla can verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VEDA ŞARKISI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.&lt;br /&gt;Kayalıkta çakılı yelkenli&lt;br /&gt;sana bırakıyorum veda şarkımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.&lt;br /&gt;Benim uzaklardaki ölümümün kanında tohumlanışı da&lt;br /&gt;kayalar devranının altında değişken köklerle.&lt;br /&gt;Yalnızlık! geçmişe özlem çiçeği canlıı duvarların.&lt;br /&gt;Yalnızlık, yeryüzünde adanmış faniliğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.&lt;br /&gt;Taşımak istemiştim heybemde&lt;br /&gt;yüreğinin gelip geçici tadını,&lt;br /&gt;ama kaldı havaya çizilmiş kesin eğrilerle,&lt;br /&gt;yadsıma oldu umudumun yiğitliğine.oman&lt;br /&gt;Giderim hatıradan daha uzun yıllar boyu&lt;br /&gt;kapalı yalnızlığıyla gezginin,&lt;br /&gt;fakat havaya çizilmiş kesin eğri sanki bana döndü&lt;br /&gt;ve bir işaret koydu pusula kaderime.&lt;br /&gt;Sonu geldiğinde bütün gündelik işlerin&lt;br /&gt;yol yapacağım bir geleceğim olmasa,&lt;br /&gt;gelmiş olacağım bakışında canlanmaya&lt;br /&gt;kaderimin sırıtan parçası olarak.&lt;br /&gt;Gideceğim hatıradan daha uzun yollar boyunca&lt;br /&gt;zincir halkaları gibi eklenen elvedalarla zamanın akışında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.&lt;br /&gt;Dimdik hatıra sonunda düşmüş yola,&lt;br /&gt;usanmış beni bir geçmişi olmadan izlemekten,&lt;br /&gt;unutulmuş yol kıyısındaki bir ağaçta&lt;br /&gt;Uzaklara gideceğim, hatıra&lt;br /&gt;parçalanarak ölünceye yolun taşlarında,&lt;br /&gt;ve devam edeceğim, içimde&lt;br /&gt;hep o gezginin acısı, yüzümde gülümseyiş.&lt;br /&gt;Bu dönenen bakış ve güç&lt;br /&gt;büyülü bir matador mendilinde.&lt;br /&gt;Alıkoydu kaygı duymaktan tüm çıkarlara,&lt;br /&gt;hep yitiren bir çizgi oldu benim eğrim.&lt;br /&gt;Ve bakmak istemedim seni görürüm diye&lt;br /&gt;beni isteksizce davet etmeni&lt;br /&gt;mutluluğumun pembe boyalı torerosu&lt;br /&gt;Deniz seslenir bana sevecen elleriyle.&lt;br /&gt;Çayırım -bir kıta-&lt;br /&gt;Dümdüz yayılır, tatlı ve silinmezdir&lt;br /&gt;alacakaranlıkta bir çan gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5.&lt;br /&gt;Bir sicil memuresi karşısında kurumlu bir doktor gibidir&lt;br /&gt;kara bir mikroskopu gösteren bilim.&lt;br /&gt;Sanat... sanat diye arzıendam eden şey&lt;br /&gt;bir Leica'nın kısır mekaniğidir.&lt;br /&gt;Acılar ve kaygılarla dolu bir yerli (ve tabii özlemleriyle&lt;br /&gt;olup ta şimdi yiten için&lt;br /&gt;ve onun dönüşünde arzu gönlünde),&lt;br /&gt;coca, alkol ve açlığın aptalca gülümsemesiyle.&lt;br /&gt;Üç kuruşa satılan cinsellik&lt;br /&gt;-Amerika'da pek ucuz-&lt;br /&gt;Boş çarşafların umursanmaz hatırası.&lt;br /&gt;Guetamala bıraktın beni&lt;br /&gt;bağrımda derin bir yarayla&lt;br /&gt;ve de acılarını bana emzirme&lt;br /&gt;ya da emme fırsatıyla,&lt;br /&gt;kahreden bir hıçkırığın belirsiz duygusunda bulan kadını.&lt;br /&gt;Kederleri teker teker birleştiren bir bağ var yine de:&lt;br /&gt;uyanan insanın haykırışıdır o da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.&lt;br /&gt;İşte bugün böyle titrek ellerle&lt;br /&gt;belirsiz bir kayıta koyuyorum prizmamı.&lt;br /&gt;Ağacın olgunluğunu tüketmeden&lt;br /&gt;kasalanmış meyvanın garip tadıyla.&lt;br /&gt;Çağırışını farkedemiyorum bazen&lt;br /&gt;yaşlı, garip kanatlanmış kulemden,&lt;br /&gt;fakat bazı günler var ki cinselliğin uyanışını hissediyor&lt;br /&gt;ve bir öpücük dilenmeye dişiye gidiyorum&lt;br /&gt;ve böylece beni arkadaş diye çağırmayanın&lt;br /&gt;ruhunu hiçbir zaman öpemeyeceğimi anlıyorum...&lt;br /&gt;Biliyorum ki tertemiz değerlerin kokusu&lt;br /&gt;bereketli kanatlarla dolduracak beynimi,&lt;br /&gt;Biliyorum ki hayata geçmesi mümkün olmayan&lt;br /&gt;fikirleri barındırmak gibi zevkleri bırakacağım.&lt;br /&gt;Biliyorum ki ölümüne çarpışma günü&lt;br /&gt;halk çocukları benimle omuz omuza verecek,&lt;br /&gt;halkın savaştığı amacın kesin zaferini&lt;br /&gt;göremezsem eğer&lt;br /&gt;fikri en yüksek geleceğe götürmek için&lt;br /&gt;mücadele verdiğimdendir,&lt;br /&gt;eski kabuğun tüylerini yolarken&lt;br /&gt;doğan umudun kesinliğiyle biliyorum bunları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TOMAS'LA VEDALAŞMA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanadır, kuşatılmış arkadaşım,&lt;br /&gt;ak dağların berrak sularına,&lt;br /&gt;batık gemi düşünün seni bağladığı yere&lt;br /&gt;gider ayrılık şarkım.&lt;br /&gt;Uyandım bugün&lt;br /&gt;yelkenlerimde kanatlanma arzusuyla,&lt;br /&gt;haberleşme mumları tutuyorum&lt;br /&gt;duygusuz pusulanın gösterdiği&lt;br /&gt;zaman limanına giderken gemi.&lt;br /&gt;Dilimi rüzgara veriyorum&lt;br /&gt;sözcüklerini gergin gergin tutmak,&lt;br /&gt;taze acılarından bir şeyler alıp götürmek için&lt;br /&gt;yaşamakta olduğun şaşkınlıkları paylaşmaya.&lt;br /&gt;Yastığını yeşerten&lt;br /&gt;bahar da yitti gitti.&lt;br /&gt;Ayrılışımı kastetmiyorum,&lt;br /&gt;artık yol almayan gemin için diyorum.&lt;br /&gt;Anlıyorum seni kırık kanatlı kırlangıç,&lt;br /&gt;isterdim Kastilya çeşmesine götürmek,&lt;br /&gt;başa çıkabileceğin güçle donatmak.&lt;br /&gt;Olaylara eğilmiş bir doktor olsam bile&lt;br /&gt;onları değitiremiyor, ancak anlayabiliyorum.&lt;br /&gt;Bununla birlikte sihirli bir çözümüm var,&lt;br /&gt;Bolivya'da bir madende,&lt;br /&gt;belki de Şili'de, Peru veya Meksika'da&lt;br /&gt;ya da yıkılmış Sonora İmpataratorluğunda,&lt;br /&gt;Afrika Brezilya'sının siyahi bir limanında ya da&lt;br /&gt;belki de her noktada bir kelime&lt;br /&gt;öğrendiğimi sanıyorum.&lt;br /&gt;Bu çözüm çok basit,&lt;br /&gt;etrafıyla ilgilenme, saldır tepeye.&lt;br /&gt;Birleştir genç ellerini yaşlı kayayla,&lt;br /&gt;günden güne ufak dalgalar halinde&lt;br /&gt;kıpırdayan kırmızı mercanlara nabzını daya.&lt;br /&gt;Günün birinde, hatıram ufuğun ötesinde&lt;br /&gt;bir yelkenli olsam bile&lt;br /&gt;ve senin hatıran belleğimde demirleyen&lt;br /&gt;bir gemi olsa bile&lt;br /&gt;geleceğe doğru neşeyle yürüyen&lt;br /&gt;ufuktaki kızıl yoldaşları gördüğümde&lt;br /&gt;şaşkınlıkla haykırmaya başlayacak kuşluk vakti.&lt;br /&gt;O korkunç ve beyaz soğukkanlı kötüler&lt;br /&gt;şaşkınlığa uğramış gece gibi gerisin geri dönecekler.&lt;br /&gt;İşte o zaman, dört duvar arasında&lt;br /&gt;solgun şair,&lt;br /&gt;evrenin şarkıcısı olacaksın&lt;br /&gt;ve sen bahtı kara, ince ruhlu, hasta şair&lt;br /&gt;halkın güçlü şairi olacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İHTİYAR MARIA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ayağın çukurda, ihtiyar Maria,&lt;br /&gt;geldim seninle gerçekleri konuşmaya:&lt;br /&gt;Bir tesbihin dizili acıları oldu hayatın&lt;br /&gt;ne seven bir erkeğin oldu, ne sağlık, ne mal mülk,&lt;br /&gt;ancak açlık vardı paylaşılan.&lt;br /&gt;Geldim seninle umudundan konuşmaya,&lt;br /&gt;kızının nasıl olduğunu bilmeden&lt;br /&gt;kuzuladığı o üç ayrı umuttan da.&lt;br /&gt;Sarı sabunla perdahlanmış ellerinin arasına al&lt;br /&gt;bir çocuğunkini andıran bu erkek elini,&lt;br /&gt;sertleşmiş nasırlarını ve kıvrılmış saf parmaklarını&lt;br /&gt;doktor ellerimin yumuşak utancında ov.&lt;br /&gt;Dinle, emekçi büyükanne,&lt;br /&gt;inan gelen insana,&lt;br /&gt;göremeyecek olsan da geleceğe inan.&lt;br /&gt;Tüm bir hayat boyunca umudunu boşa çıkaran&lt;br /&gt;acımasız Tanrıya da dua etme.&lt;br /&gt;Yağlıkara okşayışlarının büyümesini görmek için&lt;br /&gt;ölümden acımasını isteme;&lt;br /&gt;gökler yeşil ve karanlık hüküm sürüyor sende,&lt;br /&gt;her şeyden öte kızıl bir intikama sahip olacaksın,&lt;br /&gt;şafağı yaşayacaklar torunlarının hepsi,&lt;br /&gt;huzur içinde öl yaşlı mücadeleci.&lt;br /&gt;Bir ayağın çukurda ihtiyar Maria,&lt;br /&gt;o gideceğin günlerden biri&lt;br /&gt;otuz kefen tasarımı&lt;br /&gt;bakışlarıyla selamlayacaklar seni.&lt;br /&gt;Bir ayağın çukurda, ihtiyar Maria,&lt;br /&gt;suskun kalacak odanın duvarları&lt;br /&gt;birleşince ölüm astımla&lt;br /&gt;ve sevdaların boğazına dizilince.&lt;br /&gt;Bronzdan dökülmüş üç okşama&lt;br /&gt;(geceni hafifleten tek ışık)&lt;br /&gt;açlıkla kuşanmış üç torun&lt;br /&gt;her zaman bir gülümseme buldukları&lt;br /&gt;yaşlı kıvrık parmaklarını özleyecekler.&lt;br /&gt;Hepsi bu olacak, ihtiyar Maria.&lt;br /&gt;Bir tesbihin dizili acıları oldu hayatın&lt;br /&gt;ne seven bir erkeğin oldu, ne sağlık, ne mal mülk,&lt;br /&gt;ancak açlık vardı paylaşılan,&lt;br /&gt;geçti keder içinde hayatın, ihtiyar Maria.&lt;br /&gt;Bulandırdığında gözbebeklerinin acısını&lt;br /&gt;sonsuz dinlenmenin buyruğu,&lt;br /&gt;ömür boyu angaryadaki ellerin&lt;br /&gt;son şefkatli okşayışı içine çektiğinde&lt;br /&gt;onları düşüneceksin... ve ağlayacaksın,&lt;br /&gt;zavallı ihtiyar Maria.&lt;br /&gt;Hayır, hayır yapma&lt;br /&gt;bir hayat boyu umudunu boşa çıkaran&lt;br /&gt;umursamaz Tanrı'ya kendini teslim etme,&lt;br /&gt;ölümden aman dileme,&lt;br /&gt;korkunç bir açlıkla kuşanmıştı hayatın,&lt;br /&gt;sonunda kuşandı astımla.&lt;br /&gt;Fakat bildirmek istiyorum ki sana&lt;br /&gt;umutların kısık ve yiğit sesiyle&lt;br /&gt;intikamların en kızılı ve yiğit olanıyla,&lt;br /&gt;ideallerimin en doğru boyutuyla&lt;br /&gt;yemin etmek istiyorum.&lt;br /&gt;Sarı sabunla perdahlanmış ellerinin arasına al&lt;br /&gt;bir çocuğunkini andıran bu erkek elini,&lt;br /&gt;sertleşmiş nasırlarını ve kıvrılmış saf parmaklarını&lt;br /&gt;doktor ellerimin yumuşak utancında ov.&lt;br /&gt;Huzur içinde yat, ihtiyar Maria,&lt;br /&gt;huzur içinde yat, ihtiyar mücadeleci,&lt;br /&gt;şafağı yaşayacaklar torunlarının hepsi.&lt;br /&gt;YEMİN EDİYORUM Kİ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÖLGELİ OTOPORTRE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç bir ülkeden, kökleri otlardan doğan,&lt;br /&gt;(o kökler ki Amerika'nın öfkesini yadsıyan)&lt;br /&gt;sizlere geliyorum, kuzeyli kardeşlerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acılı haykırış, umutsuzluk ve inanç yüklü,&lt;br /&gt;sizlere geliyorum, kuzeyli kardeşlerim.&lt;br /&gt;Biz "homo sapiens"lerin geldiği yerden,&lt;br /&gt;nice yol aldım göçebe ayinleriyle,&lt;br /&gt;bir haç gibi taşıdığım astımımla&lt;br /&gt;ve onun özüme yakışmayan mecazıyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzundu yol ve çok ağırdı dert&lt;br /&gt;sürmektedir bende avare adımlarımın kokusu,&lt;br /&gt;hala batık bir gemidir derinlerdeki özüm&lt;br /&gt;-kurtarıcı kıyılar görünseler bile-&lt;br /&gt;dalgalara karşı gönülsüz yüzüyorum&lt;br /&gt;batık bir gemi oluşumu koruyarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızım acımasız geceye karşı&lt;br /&gt;ve biletlerin bıraktığı kesin şeker tadına.&lt;br /&gt;Avrupa çağırıyor beni yıllanmış şarabının sesiyle,&lt;br /&gt;sarı etinin soluğuyla, müzedeki eserleriyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni ülkelerin neşeli klarnet sesiyle&lt;br /&gt;alıyorum karşıdan geniş etkisini&lt;br /&gt;Lenin'in icra ettiği ve halkların söylediği&lt;br /&gt;Marks ve Engels şarkılarının.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FİDEL'E ŞARKI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydi gidelim,&lt;br /&gt;ateşli peygamberi şafağın,&lt;br /&gt;gizli patikalardan ulaşalım&lt;br /&gt;o yeşil timsahı kurtarmaya, aşkla sevdiğin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydi gidelim,&lt;br /&gt;isyankar ve marslı yıldızlarla dolu&lt;br /&gt;cepheyle aşağılanmayı bozguna uğratarak&lt;br /&gt;zafere erişmeye ya da ölümle buluşmaya yemin edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyulduğunda ilk atış sesi ve uyandığında&lt;br /&gt;çalılıklar bakirelere yaraşan bir şaşkınlıkla,&lt;br /&gt;orada, yanıbaşında, olgun savaşçılar olarak,&lt;br /&gt;bulacaksın bizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçıldığında sesin dört rüzgara doğru&lt;br /&gt;adalet, ekmek, özgürlük, tarım reformu,&lt;br /&gt;oradai yanıbaşında, aynı vurgularla,&lt;br /&gt;bulacaksın bizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yerini bulduğunda bunca emeğin sonunda&lt;br /&gt;zalime karşı doğruluğun uğraşı,&lt;br /&gt;orada, yanıbaşında, bekçilik edeeken mücadelenin sonuçlarına,&lt;br /&gt;bulacaksın bizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaralı böğrünü yaladığı gün canavar&lt;br /&gt;milliyetçi bir mızraktır onu orada vuran,&lt;br /&gt;orada, yanıbaşında, gururlu yüreklerimizle,&lt;br /&gt;bulacaksın bizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanma ki bozabilirler bütünlüğümüzü&lt;br /&gt;rüşvetle kuşanmış yaldızlı bitler,&lt;br /&gt;tek istediğim bir tüfek, mermiler ve bir siper.&lt;br /&gt;Başka hiçbir şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şayet engellerse yolumuzu demir,&lt;br /&gt;Amerika tarihine geçen&lt;br /&gt;gerillaların kemiklerini örtmek için&lt;br /&gt;bir mendil isteriz Kübalıların gözyaşlarından.&lt;br /&gt;Başka hiçbir şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VE BURDA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haykırır paleti tutuşan ressam, melezim ben&lt;br /&gt;haykırırlar bana kovalanan hayvanlar, melezim ben,&lt;br /&gt;sızlanırlar gezgin şairler, melezim ben,&lt;br /&gt;tekrarlar her köşenin günlük acısında&lt;br /&gt;rastladığım insan, melezim ben&lt;br /&gt;ve altın kaplamalı tahtadan bir bakireyi okşayan&lt;br /&gt;ölü bir ırkın gizemine varır bu:&lt;br /&gt;melezdir benden doğma bu acayip çocuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melez değil miyim ben de bir yandan&lt;br /&gt;çarpışmasında (birleşip, ayrılan)&lt;br /&gt;aklımı karıştıran iki gücün,&lt;br /&gt;o güçler ki ağaçta daha olgunlaşmadan&lt;br /&gt;hapsolmuş meyvenin garip tadını&lt;br /&gt;hissettiğinde beni çağıran.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüyorum İspanyol Amerika'sının sınırına,&lt;br /&gt;kıtayı saran bir geçmişi tatmaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayıp gitmektedir hatıra silinmez bir yumuşaklıkla&lt;br /&gt;bir çan sesiyle ta uzakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AĞIL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşayan bir şey kalmış taşlarında&lt;br /&gt;ey yeşil şafakların kız kardeşi.&lt;br /&gt;Gerçek mezarları şaşırtır&lt;br /&gt;ellerinin sessizliği.&lt;br /&gt;Rengarenk gözlüklerin türlü keyfiyle&lt;br /&gt;sorumsuz kazma yaralar kalbini&lt;br /&gt;ve yabancı turistin savurduğu aptalca oh&lt;br /&gt;çarpar yüzüne gücendiren hakareti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama canlı bir şey vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kütüklerden bir kucaklayış sunar orman sana&lt;br /&gt;köklerini tırmalamaktayken merhamet.&lt;br /&gt;Koca bir celep gösterir övendireyi&lt;br /&gt;taht uğruna zaptettiği tapınakların orda,&lt;br /&gt;ve sen ölmüyorsun hala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi güçtür seni ayakta tutan&lt;br /&gt;yüzyılların ötesinden&lt;br /&gt;gençlikte olduğu gibi canlı ve kıpır kıpır?&lt;br /&gt;Hangi tanrı üfler gün sonunda&lt;br /&gt;hayati soluğunu mezar taşlarında?&lt;br /&gt;Tropiklerin tatlı güneşinden midir?&lt;br /&gt;Sormalı niye Chichen-Itza'da olmaz? diye.&lt;br /&gt;Ormanların neşeli öpücüğü&lt;br /&gt;ya da kuşların nağmeli şarkısından mıdır?&lt;br /&gt;Ve niye Quirigua'da daha derindir uykusu?&lt;br /&gt;Dağların sarp kayalıkları arasında çarparak&lt;br /&gt;çınlayan kaynağın yankısından mıdır?&lt;br /&gt;İnkalar öldü, ne dersek diyelim.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-1023115608977414093?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/1023115608977414093/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=1023115608977414093' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1023115608977414093'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1023115608977414093'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/ernesto-che-guevara.html' title='Ernesto Che Guevara'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-739125387862858112</id><published>2007-12-04T18:09:00.001-08:00</published><updated>2007-12-04T18:09:39.981-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaşgarlı Mahmut biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaşgarlı Mahmut geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaşgarlı Mahmut kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaşgarlı Mahmut hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaşgarlı Mahmut'/><title type='text'>Kaşgarlı Mahmut</title><content type='html'>XI. yüzyılda yaşayan Türk dil bilginidir. Divân-ı Lügati’t-Türk adlı eseriyle ünlüdür. Karahanlılar soyundandır. 1072 yılında yazmaya başladığı eserini 1074'te tamamlayarak Bağdat'ta Abbasî halifesi El-Muktedî Billah'a sunmuştu. Eserin el yazması tek kopyası Fatih Millet Kütüphanesi'nde 1910 yılında bulundu. 1915-1917 yıllarında öğretmen Kilisli Rifat Efendi'nin çevirisi üç, Besim Atalay'ın çevirisi ise beş cilt olarak basıldı.Karahanlılar döneminde yetişen ve ilk Türk dil bilgini olan Kaşgarlı Mahmut’un doğum tarihi, kesin olmamakla birlikte 1025 olarak biliniyor. Babası Barsaganlı bir bey idi. 1071-1077 arasında Bağdat’ta bulunan Mahmut, Türk kültürünün Araplara tanıtılmasında büyük rol oynadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbn-i Fadlan, Gerdizi, Tahir Mervezî, Muhammed Avfî ve Beyhakî gibi kendi döneminin Türk hayat ve cemiyetleri üzerine eğilen ünlü alimleriyle birlikte Türk illerini adım adım dolaşan Kaşgarlı Mahmut, çalışmalarında Türkçe’yi resmi dil olarak kabul eden Karahanlı Devleti’nden de büyük destek gördü.Türkçe’nin serpilip gelişmeye başladığı o dönemde, Mahmut’la birlikte Balasagunlu Yusuf Has Hacib de Türk diline büyük hizmet etti. Bu iki Türk alimi, ortaya koydukları eserlerle, Türk dil birliğinin sağlanmasına önemli katkılarda bulundular.Aynı zamanda filolog, etnograf ve ilk Türk haritacısı olan Kaşgarlı Mahmut, Divân-ı Lügati’t-Türk adlı eserinde; yaşadığı devirdeki Türk illerinin ve boylarının kullandığı ağızları canlı olarak tespit etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğuz Türklerinin 24 boyu ile ilgili şemayı da verdiği eserinde, Türkçe’nin zenginliğini ve Arapça ile Farsça yanındaki değerini ispata çalışan Mahmut, ayrıca Türkçe’yi Araplara öğretmek gayesiyle Kitâbu Cevâhirü’n-Nahvi Lügâti’t-Türk adlı gramer kitabını yazdı.&lt;br /&gt;Divân’ında Türk dilinin grameri yanında, Türk yer adları, Türk damgaları ve Türk topluluklarını da etraflı şekilde anlatan Kaşgarlı Mahmut, ömrünün sonlarına doğru tekrar memleketi Kaşgar’a dönerek, tahminen 1090’da burada vefat etti. Doğu Türkistan’da bulunan Kaşgar şehrine 35 kilometre uzaklıktaki Azak köyünde olan kabri, 1983 yılı Temmuz ayında bulundu. Türk illerini, obalarını ve bozkırlarını birer birer dolaşan ve Türk dili ve kültürüne ait topladığı malzemeyi titizlikle inceleyerek eserlerine alan Kaşgarlı Mahmut; Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil, Yağma ve Kırgız boylarının ağız ve lehçelerini karşılaştırmalı olarak işledi. Ona göre; Türk lehçelerinin en kolayı Oğuz lehçesi, en dürüst ve kullanışlısı Yağma ve Tuhsi şivesi, en edebisi ise Kaşgar Türkçesidir.&lt;br /&gt;Divân-ı Lügati’t-Türk, bir önsözle sözlük kısmından meydana gelmiştir. Önsözde yazar Türk dilinin tarifini, lehçelerinin özelliklerini sayar ve dilbilgisi kurallarını, Arapça’dakilere kıyasla gösterip tespit eder. Ana dilinin Arapça’dan çok üstün olduğunu söyler ve örnekler verir. Bu arada, o bilgileri nasıl elde ettiğini, nasıl bütün memleketleri gezip dolaştığını da anlatır. İkinci, yani sözlük bölümü, Türkçe kelimelerin Arapça izahlarını kapsar. Bu nedenle, eser, Arapça yazılmış bir Türkçe sözlüktür. Ya da Türkçe’den Arapça'ya sözlüktür. Arapça dilbilgisindeki şekillerine göre sıralanmış 7500'den fazla kelime hakkında açıklama yapılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük bilgin bu açıklamaları yaparken kelimelerin nerelerde ve hangi anlamlarda kullanıldığını göstermiştir. Bu esere ve onu izleyen başka eserlere kadar yazılı edebiyat örneklerimiz bilinmediği için, daha önceki yüzyıllara ait sözlü edebiyat örneklerini Kaşgarî'nin kitabından öğrenmekteyiz. Sagu denilen ağıtlar, koşuk dediği koşmalar, sav dediği atasözleri ve nazım şekillerinden başka verdiği dersten örneklerine bakarak meselâ Alp Ertunga adındaki destanlaşmış kahramanın varlığını da yine Divân-ı Lügati’t-Türk'ten öğrenmiş bulunuyoruz. Bu sebeplerden dolayı Kaşgarlı Mahmut'un Divân-ı Lügati’t-Türk'ü hem dil, hem edebiyat, hem toplum ve sosyoloji tarihimiz bakımından çok önemli belgeleri toplayan bir kaynaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bu kaynak eser 1910 yılına kadar bilinmiyordu. Gerçi Kâtip Çelebi'nin Keşfüzzünûn adlı bibliyografyasında Kaşgarlı Mahmut'tan da söz edilmiştir. Ama bu bilgi çok sınırlıdır. Vanizade Nazif Paşa'nın yakınlarından bir hanım, 1910 yılında İstanbul'daki Sahaflar Çarşısı'nda dolaşırken bu dev eseri tozlu raflarda bulmuş, satın almak istemiştir. Elindeki ganimetin kadrini ancak o zaman anlayan kitapçı, kitabın fiyatını 25 altına kadar yükseltmiş, hanım da kitabı alamamıştır. Ancak işi Maarif Nezareti'ne duyurmuştur. “Ne olduğu belirsiz bir kitaba avuç dolusu altın verilemeyeceği” gerekçesiyle Maarif Nezareti, eseri satın almayı reddetmiştir.&lt;br /&gt;Haber, kitap delisi merhum Ali Emiri Efendi'ye intikal etmiştir. Kitaplarını millete hediye ederek Fatih Millet Kütüphanesi'ni kurmuş ve ilk müdürlüğünü yapmış olan Ali Emirî Efendi, kitapçıyı getirtmiş, eseri inceledikten sonra adamı kütüphaneye kilitleyerek para tedarikine çıkmıştır. İşte böyle borç harç satın alınan Divân-ı Lügati’t-Türk, uzun zaman Ali Emiri Efendi'nin kıskanç titizliğiyle kütüphanede saklanmıştır. Ali Emirî Efendi, eserin basımına ancak Sadrazam Talat Paşa'nın ricası üzerine razı olmuştu. Eldeki yazma, Kaşgarlı Mahmut'un el yazısı olmamakla beraber ondan 192 yıl sonra Şam’lı Mehmet adında usta bir hattat tarafından yazılmış yer yüzündeki tek nüshadır. Kaşgarlı, eserini Araplara kabul ettirmek için iki yerde; Peygamberin iki hadisini zikreder ki, şunlardır:&lt;br /&gt;“Yüce Tanrı: Benim bir ordum vardır ki onlara Türk adını verdim. Onları doğuda birleştirdim. Bir millete kızarsam cezalandırmak görevini onlara veririm...” buyurmuştur.&lt;br /&gt;“Yüce Tanrı: Türkçe öğreniniz, çünkü Türkçe’nin uzun bir saltanatı vardır...” diye buyurur.&lt;br /&gt;Divanü Lügati't-Türk dünyanın her yanında, Türkoloji ilmiyle uğraşan pek çok bilgin için paha biçilmez bir kaynak olmuştur. Üzerinde şimdiye kadar yerli, yabancı, uzmanlar çok çeşitli incelemeler yapmışlardır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-739125387862858112?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/739125387862858112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=739125387862858112' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/739125387862858112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/739125387862858112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/kagarl-mahmut.html' title='Kaşgarlı Mahmut'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-5573643706826879252</id><published>2007-12-04T18:08:00.001-08:00</published><updated>2007-12-04T18:08:54.038-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eren Bakıcı kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eren Bakıcı biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eren Bakıcı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eren Bakıcı geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='grup hepsi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eren Bakıcı grup hepsi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eren Bakıcı hayatı'/><title type='text'>Eren Bakıcı</title><content type='html'>&lt;b&gt;18 Mayıs 1984 tarihinde istanbul’da doğdu. Özel İdeal İlkokulu’nda öğrenim hayatına başlayan Bakıcı, sonrasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümü'ne girdi. Ortaokul ve liseyi bu bölümde bitiren Bakıcı, halen üniversite bünyesindeki Modern Dans bölümünde eğitimini sürdürmektedir. 1993 - 1999 yılları arasında Atatürk Kültür Merkezi Çocuk ve Gençlik Balesi’nde çeşitli oyunlarda rol aldı. 1997 yılında Londra’da "Urdang Dance Academy"’de ve 1998 yılında Budapeşte Dans Okulu'nda eğitim aldı. Özel bir dans grubu olan Dans ile, Çin’de sahne alan Bakıcı, Yıldızların Altında müzikalinde de rol aldı.&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-5573643706826879252?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/5573643706826879252/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=5573643706826879252' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/5573643706826879252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/5573643706826879252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/eren-bakc.html' title='Eren Bakıcı'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-3092551667429078763</id><published>2007-12-04T18:07:00.000-08:00</published><updated>2007-12-04T18:08:11.014-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yasemin Yürük hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yasemin Yürük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='grup hepsi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yasemin Yürük kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yasemin Yürük grup hepsi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yasemin Yürük biyografi'/><title type='text'>Yasemin Yürük | Grup Hepsi</title><content type='html'>&lt;b&gt;Grup Hepsi/Yasemin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum tarihi: 21 Eylül 1986&lt;br /&gt;Doğum yeri: İstanbul&lt;br /&gt;Hakkında&lt;br /&gt;Eğitim: İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale bölümünde okuyor.&lt;br /&gt;Yasemin Yürük 1986 yılında İstanbu'da doğdu. Yasemin orta okul ve liseyi Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Devlet Konservatuarı Bale bölümünde okudu. Şu an halen üniversite eğitimini devam ediyor. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale bölümünde okuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç yıl boyunca Atatürk Kültür Merkezi Çocuk ve Gençlik Balesi'nin sergilediği oyunlarda rol aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tiyatro dersleri aldı. Reklam jingle'ları seslendirdi. Özel şan ve piyano dersleri aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21 Eylül 1986'da İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi klasik bale bölümünde okuyor. Başak burcu. Fenerbahçe'li. 1 yaşında erkek kardeşi var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sayıda reklam jingılları seslendirdi. En büyük tutkusu modifiye arabalar (Yasemin'in doğumgünü pastası bile arabalıymış). Karanlıktan çok korkuyormuş.&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-3092551667429078763?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/3092551667429078763/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=3092551667429078763' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/3092551667429078763'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/3092551667429078763'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/yasemin-yrk-grup-hepsi.html' title='Yasemin Yürük | Grup Hepsi'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-1691954656101496304</id><published>2007-12-04T18:06:00.000-08:00</published><updated>2007-12-04T18:07:24.251-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Deniz Gezmiş hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Deniz Gezmiş geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Deniz Gezmiş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Deniz Gezmiş yaptıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Deniz Gezmiş kimdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Deniz Gezmiş biyografi'/><title type='text'>Deniz Gezmiş</title><content type='html'>&lt;span style="color:SandyBrown;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Tahoma;"&gt;DeNiZ GeZMiŞ HayaTı YaŞaDıKLaRı Ve HiKaYeSi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğumu : 1965'ten sonra Türkiye'de gelisen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtulus Ordusu(THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmis, 24 Subat 1947'de Ankara'nin Ayas ilçesinde dogdu. Ögretmen bir ailenin çocugu olmasi sebebiyle ilk ve ortaögrenimini çesitli kentlerde, liseyi Istanbul'da okudu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceza yılları : 2 Mayis'a kadar tutuklu kalan Gezmis, 30 Mayis'ta 6.Filo'yu protesto ettigi için yargilandi ve beraat etti. Ögrenci eylemleri içinde etkinligi giderek artan Deniz Gezmis, 12 Haziran 1968'de Istanbul Üniversitesi'nin isgal edilmesinde önderlik etti. Isgal Konseyi adina IÜ Senatosu ile Baltalimani'nda yapilan görüsmelere katilan ögrenci heyetinin içinde yer aldi; ögrenci haklarinin elde edilip isgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. Isgalden kisa bir süre sonra Istanbula gelen 6.Filo'yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmis, 30 Temmuz'da bu eylemlerden dolayi tutuklandi ve 20 Eylül'de serbest birakildi. TIP içinde yogunlasarak, ayriliklara ve tartismalara yolaçan ideolojik sorunlarda Milli Demokratik Devrim(MDD) görüsünü benimseyen Deniz Gezmis, bu görüsün özellikle devrimci ögrenciler arasinda yayilmasinda etkili oldu. Ekim 1968'de eylemlerde birlikte oldugu Cihan Alptekin, Mustafa Ilker Gürkan, Mustafa Lütfi Kiyici, Cevat Ercisli, M.Mehdi Bespinar, Selahattin Okur, Saim Kurul ve Ömer Erim Süerkan'la birlikte Devrimci Ögrenci Birligi(DÖB)'ni kurdu. 1 Kasim 1968'de TMGT, AÜTB, ODTÜÖB ve DÖB'ün baslattigi Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüsü'nü düzenledi. Ardindan 28 Kasim 1968'de ABD büyükelçisi Kommer'in gelisi sirasinda Yesilköy Havaalani'nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandi ve bir süre sonra serbest birakildi. Istanbul Üniversitesi'nde sagci güçlerin 16 Mart'ta girismis oldugu hareketlere ögrenci kitlesiyle birlikte karsi koyan Gezmis , bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 Mart'ta yeniden tutuklanarak 3 Nisan'a kadar hapis yatti. Ardindan 31 Mayis 1969'da IÜ Hukuk Fakültesi ögrencilerinin, reform tasarisinin gerçeklesmemesini protesto için giristikleri isgale önderlik etti. Üniversitenin kapatilip, polise teslim edilmesi nedeniyle çikan çatismalarda yaralandi. Hakkinda giyabi tutuklama karari olmasina ragmen hastaneden kaçan Gezmis, Haziran'in sonunda Filistin'e gitti. Filistin'e gitmeden önce 23 Haziran 1969'da TMGT'nin topladigi 1. Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayi'na kendisi gibi haklarinda tutuklama karari olan FKF Genel Baskani Yusuf Küpeli ile birlikte bir mücadele programi gönderdi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversite yılları : 1966'da Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine giren Gezmis, henüz lise ögrencisiyken sol düsünceyle tanisti ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu. 1965'te Türkiye Isçi Partisi(TIP)'nin Üsküdar ilçesine üye oldu. Ilk kez 31 Agustos 1966'da Ankara'dan Istanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik isçilerinin Taksim Aniti'na çelenk koymalari sirasinda isçileri destekleyen ve Türk-Is yöneticilerini protesto eden gösteri sirasinda gözaltina alindi. Ardindan 19 Ocak 1967'de Türkiye Milli Talabe Federasyonu(TMTF) binasinin yedd-i emine verilmesi sirasinda çikan olaylarda yakalandi ve bir gün sonra iki arkadasiyla çikarildigi mahkeme tarafindan serbest birakildi. 22 Kasim 1967'de ögrenci örgütlerinin düzenledigi Kibris Mitingi sirasinda Asik Ihsani ile birlikte ABD bayragini yaktiklari gerekçesi ile gözaltina alinip daha sonra serbest birakilan Deniz Gezmis, Hukuk Fakültesi'nde birlikte okudugu arkadaslariyla birlikte 30 Ocak 1968'de Devrimci Hukuklular Örgütünü kurdu. 7 Mart 1968'de IÜ Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlenen AIESEC genel kurul toplantisinda konusma yapan Devlet Bakani Seyfi Öztürk'ü protesto ettigi için tutuklandi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filistin ve idam : 23 Eylül 1969'da Hukuk Fakültesi'nde oldugu sirada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan Gezmis, 25 Kasim'da serbest birakildi. Ancak Yildiz Devlet ve Mühendislik Akademisi'nde Battal Mehetoglu'nun sagcilar tarafindan öldürülmesinden sonra okulda yapilan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfegin Gezmis'e ait oldugu öne sürülerek hakkinda yeniden tutuklama karari alindi. 20 Aralik 1969'da yakalanan Gezmis, kendisiyle birlikte tutuklanan Cihan Alptekin'le birlikte 18 Eylül 1970'e kadar tutuklu kaldi. Bundan sonra ögrenci eylemlerinden uzaklasarak, mücadelesini degisik alanlarda sürdürmeyi planladi. Sinan Cemgil ve Hüseyin Inan'la birlikte THKO'yu kurdu. 11 Ocak 1971'de THKO adina Ankara Is Bankasi Emek Subesi'nin soygununu gerçeklestirenler arasinda yeraldi. 4 Mart 1971'de dört ABD'li erin Balgat'taki Tuslog Tesisleri'nden kaçirilmasi eyleminde de bulunan Gezmis, erlerin serbest birakilmasindan sonra Sivas'in Sarkisla ilçesinin Gemerek nahiyesinde Yusuf Aslan'la birlikte yakalandi. 16 Temmuz 1971'de baslayan THKO-1 Davasi'nda TCK'nin 146. maddesini ihlal ettigi gerekçesiyle, 9 Ekim 1971'de idam cezasina çarptirildi. 6 Mayis 1972'de idam edildi.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-1691954656101496304?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/1691954656101496304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=1691954656101496304' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1691954656101496304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/1691954656101496304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/deniz-gezmi.html' title='Deniz Gezmiş'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-7178550907384262159</id><published>2007-12-04T18:05:00.000-08:00</published><updated>2007-12-04T18:06:14.892-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tuğba özay hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tuğba özay geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tuğba özay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tuğba özay biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tuğba özay kimdir'/><title type='text'>Tuğba özay</title><content type='html'>Tuğba Özay Türkiye'nin en tanınmış manken ve modellerindendir. Kariyeri bütün canlılığı ile halen sürmektedir. Ayrıca 1995 Miss Model of the World dünya güzellik yarışmasında ikinci seçilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuğba Özay 10 Şubat 1978'de İstanbul'da doğmuştur. Ödüller kazanmış bir ders kitapları yazarı ve aynı zamanda şair olan babası Trabzon, öğretmen olan annesi Antalya kökenlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortaöğrenimini Fenerbahçe Lisesi'nde yapmış,daha sonra Haliç Üniversitesi Konservatuvar ve Tiyatro Bölümüne kaydolmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlangıçta yelkencilik ve yüzme spor dallarına ağırlık vermiş, sonradan Fenerbahçe voleybol as takımında 5 yıl voleybol oynamıştır. Ayrıca motorsiklet tutkusu ile tanınır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menkenliğe 1994'de bir Vakko defilesi ile başlamıştır. Aynı 'Sonradan Görmeler' televizyon dizisinde bir yüzme hocası rolü oynamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1995'de Miss Model of Turkey seçilmiş, ardından Miss Model of the World yarışmasında ikinci seçilmiştir. Aynı yarışmada en iyi vücutlu model ödülünü de almıştır. 1996'da Paris'te kısa bir modellik kariyerine başlamış ise de, Türkiye'ye dönmüş, ancak yine de aynı yıl Avrupa Yılın Manken-Modeli seçilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1996 sonrası kariyerinin temel taşları şu şekilde sıralanabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1997'de Mahsun Kırmızıgül ile 'Hemşerim' TV dizisinde oynamış, 'Aynalı Tahir' TV dizisinde bir yardımcı rol üstlenmştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1998'de bir özel TV kanalında otomobil dünyası temalı bir program sunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1999'de 'Çiçek Taksi' TV dizisinde oynamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraki yıllarda, 'Zehirli Çiçek', 'Yapayalnız' ve 'Bizim Otel' gibi TV dizilerinde önemli roller almıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehmet Ali Erbil ile Çarkıfelek programını sunması kariyerinde belirleyici bir aşama olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2001 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde en iyi manken-model seçilmiştir.&lt;br /&gt;Ferhan Şensoy'un sahneye koyduğu 'Dün Gece Ormanda Çok Komik Birşey Oldu' oyunu ile öğrencilik yıllarının aşkı tiyatroya dönüş yapmıştır.&lt;br /&gt;Tuğba Özay hareketli özel hayatı ile de Türk magazin basınının gözdeleri arasında yer almaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-7178550907384262159?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/7178550907384262159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=7178550907384262159' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7178550907384262159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7178550907384262159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/tuba-zay.html' title='Tuğba özay'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-7248767174078408219</id><published>2007-12-04T11:09:00.001-08:00</published><updated>2007-12-04T11:09:43.659-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tümer Metin hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tümer Metin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tümer Metin geçmişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tümer Metin biyografi'/><title type='text'>Tümer Metin</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: 900;"&gt;&lt;span style="font-weight: 800;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;Futbolcu&lt;br /&gt;Pozisyonu Ortasaha&lt;br /&gt;Doğum Tarihi 1974&lt;br /&gt;Doğum Yeri Zonguldak Boyu(cm) 1.76&lt;br /&gt;Kilosu(kg) 68&lt;br /&gt;Önceki Kulübü Samsunspor, Zonguldakspor&lt;br /&gt;Yabancı Dil İngilizce&lt;br /&gt;Eğitim Durumu Üniversite öğr.&lt;br /&gt;Hobileri Tenis, bowling&lt;br /&gt;Ayakkabı No. 40&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-7248767174078408219?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/7248767174078408219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=7248767174078408219' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7248767174078408219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7248767174078408219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/tmer-metin.html' title='Tümer Metin'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8067725187700050524.post-7537339472540895815</id><published>2007-12-04T11:08:00.000-08:00</published><updated>2007-12-04T11:09:10.428-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinan Şamil Sam hayatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinan Şamil Sam kariyeri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinan Şamil Sam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinan Şamil Sam biyografi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinan Şamil Sam maçları'/><title type='text'>Sinan Şamil Sam</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:Arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: 900;"&gt;&lt;span style="font-weight: 800;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:85%;color:#000000;"&gt;HAKKINDA YAZILANLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kemer Sinan'ın!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinan Şamil Sam, WBC'nin Dünya Şampiyonluğu Kemer'i için Amerikalı Lawrance Clay-bey'le, Alman boksör Max Schmeling'in adını taşıyan salonda girdiği ünvan karşılaşmasında 12 raund üstün oyunuyla rakibini yenmeyi başardı ve ünvanını korudu. Sinan Şamil Sam WBC'de 4. sıraya yükselmeyi başarırken kemerin kendisinde kalmasını sağladı.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;16 NAKAVT&lt;br /&gt;Şamil Sinan Sam, çıktığı 25 maçın 2'sini sayıyla kaybederken, 16 maçını nakavtla kazandı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8067725187700050524-7537339472540895815?l=biyografi1.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://biyografi1.blogspot.com/feeds/7537339472540895815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=8067725187700050524&amp;postID=7537339472540895815' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7537339472540895815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8067725187700050524/posts/default/7537339472540895815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://biyografi1.blogspot.com/2007/12/sinan-amil-sam.html' title='Sinan Şamil Sam'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03456143609051205830</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='05221976029864170890'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>